MAHKEMESİ : İstanbul 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 06/11/2012
NUMARASI : 2008/391-2012/903
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini belirterek davalıdan kıdem – ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ödetilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 23.05.2008 gününü 24.05.2008 gününe bağlayan gece saat 03:30 civarında marketin kasasının soyulduğunu, kamera monitörünün davacının önünde olmasına rağmen bu durumu farketmediğini, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, “... davalı tarafça her ne kadar 23.5.2008 tarihini 24.5.2008 tarihine bağlayan gece olayın gerçekleştiği belirtilse de davalı tarafça dosyaya sunulan 23.05.2008 tarihli tutanakta, hırsızlık olayının 23.05.2008 tarihinde saat 03.30 sularında gerçekleştiği; bu hususta emniyet birimlerince inceleme yaptırıldığı ve davacının önündeki monitörden tespit edilmesi gerekirken davacının bunu yapmadığının belirlendiği, diğer bir deyişle davacının eylemi 23.05.2008 tarihinde öğrenildiği, SGK kayıtlarından 31.05.2008 tarihinde fesih yapıldığı ve bu nedenle öğrenmeden sonra 7. işgününde gerçekleşen bu fesihte 6 işgünlük hak düşürücü sürenin de geçtiği davacının iş sözleşmesinin ihbar süresi kullandırılmak suretiyle haklı olmayan sebeple feshedildiği...” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İş sözleşmesinin hak düşürücü süre içinde feshedilip feshedilmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. İşçi veya işveren bakımından haklı fesih sebeplerinin ortaya çıkması halinde, iş sözleşmesinin diğer tarafının sözleşmeyi haklı nedenle fesih yetkisinin kullanılma süresi sınırsız değildir. Bu bakımdan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesinde işverenin öğrendiği tarih ve olayın gerçekleştiği tarih başlangıç esas alınmak üzere iki ayrı süre öngörülmüştür. Bu süreler içinde fesih yoluna gitmeyen işçi ya da işverenin feshi, haklı bir feshin sonuçlarını doğurmaz. Bu süre, feshe neden olan olayın diğer tarafça öğretilmesinden itibaren altı işgünü ve herhalde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl olarak kanunda belirlenmiştir.
Altı iş günlük süre işçi ya da işverenin haklı feshe neden olan olayı öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Olayı öğrenme günü sayılmaz ve takip eden iş günleri sayılarak altıncı günün bitiminde haklı fesih yetkisi sona erer.
İşverenin tüzel kişi olması durumunda altı işgünlük süre feshe yetkili merciin öğrendiği günden başlar. Bu konuda müfettiş soruşturması yapılması, olayın disiplin kurulunca görüşülmesi süreyi başlatmaz. Olayın feshe yetkili kişi ya da kurula intikal ettirildiği gün, altı iş günlük sürenin başlangıcını oluşturur.
Bir yıllık süre ise her durumda olayın gerçekleştiği günden başlar. Haklı fesih sebebinin devamlı olması durumunda ise hak düşürücü süre işlemez.
Bu maddede belirtilen süreler geçtikten sonra bildirimsiz fesih hakkını kullanan taraf, haksız olarak sözleşmeyi bozmuş sayılacağından ihbar tazminatı ile şartları oluşmuşsa kıdem tazminatından sorumlu olur.
Somut olayda mahkemece, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesine göre fesih sebebinin öğrenildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde kullanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de davalı işyerinde feshe yetkili makam ve fesih sebebi yapılan olayın feshe yetkili makam tarafından hangi tarihte öğrenildiği ve öğrenme tarihinden itibaren altı iş günlük sürenin geçip geçmediği tespit edilmeden sonuca gidilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.