MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ücret, izin ücreti, fazla mesai, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin, fazla mesai, ulusal ... ve genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı cevabında, davacını başka yerde iş bulduğunu söylerek işyerinden ayrıldığından haksız olan isteklerinin davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece izin alacağınn reddine e diğer alacakların ise bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Anayasanın 36. maddesinde, herkesin meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile ... yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27 maddesinde davanın tarafları, müdahilleri ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenme hakkına sahip oldukları, bu hak kapsamında; yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesi ve kararın somut ve açık gerekçelendirilmesi vardır .
Duruşmanın bitirildiği, esasa ilişkin kararın verildiği oturumdaki son zabıtta davalı işveren yetkilisinin hazır olduğu belirtilerek oturuma başlandığı, davalı yetkilisinin duruşma sırasında davanın reddine karar verilmesini istediğine dair beyanının zapta geçirildiği ancak kısa kararın son cümlesinde hükmün davalı tarafın yokluğunda verildiği belirtilmiştir. Tutanak içeriğinde hazır olduğu belirtilen davalı yetkilisinin duruşmayı terkettiğine dair bir bilgide zabıtta yer almamaktadır. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ısrar ettiği; duruşma günü mahkemede bekledikleri halde yokluklarında duruşma yapıldığı yönünde itirazı ile mevcut son zaptın içeriği, birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafın savunma hakkının kısıtlandığı kuşkusunu doğurmaktadır. Savunma hakkının kısıtlanması durumunda, verilecek karardan tatmin olmama ve giderek adalete olan güven duygusunun zedeleneceği açıktır.
Somut olayda mahkemece tarafların davet edilerek yargılama sona erdirilecek ise bu durumun da belirtildiği ve taraflara savunma hakkının da tanındığı oturumda karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına peşin alınan harçın istek halinde iadesine, 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy