MAHKEMESİ : Karaman İş Mahkemesi
TARİHİ : 15/11/2012
NUMARASI : 2012/8-2012/342
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işveren tarafından, iş sözleşmesinin sonlandığını, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ve yıllık izin alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, asıl işveren olmadığını ihale makamı olduğunu bu suretle husumet itirazları olduğunu, davalının yüklenici firmanın çalışanı olduğunu ve belirli süreli iş sözleşmesine göre çalıştığını, belirterek reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesi uyarınca asıl işveren olduğu, davacının alacaklarından sorumluluğunun bulunduğu, davacının elektrik şebekeleri arıza ve bakım işlerinde çalıştırılmak üzere alındığı, yapılacak işin belirli bir dönemde sona ermeyip sürekli bir iş olduğu, 4857 sayılı Kanun'un 11/1. maddesi gereğince iş sözleşmesinin belirli süreli yapılmasını gerektirecek objektif nedenlerin de bulunmadığı, bu nedenle iş sözleşmesinin belirsiz süreli kabul edileceği, dosyada davacının iş sözleşmesinin hangi nedenle feshedildiğine ilişkin yazılı bir fesih ihbarnamesinin bulunmadığı, davalı işverenin de haklı nedenle feshe ilişkin bir savunma ileri sürmediği, dolayısıyla iş sözleşmesinin haksız feshedildiği kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda, davacıya kıdem tazminatına mahsuben 29.09.2009 tarihinde 1269,74 TL ödendiği, davanın ise 18.01.2012 de açıldığı tespit edilmiştir. Mahkemece, her ne kadar yapılan değerlendirmede dava açılmazdan önce ödendiği tespit edilmiş ve mahsup edilmiş ise de bu miktara ilişkin olarak karar verilemesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Davalının mahsuba ilişkin talepleri doğrultusunda diğer mahsup edilen 1.740,24 TL, 921,70 TL ve 453,33 TL'nin 31.01.2012 de yani dava açıldıktan sonra ödendiği, ancak 1.269,00 TL'nin ise dosya içerisinde bulunan banka dekontundan dava açılmadan önce 29.09.2009 da ödendiği ve kıdem tazminatından mahsup edildiği anlaşıldığından, bu kısım için davanın reddi gerektiğinden, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de değerlendirerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.12.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.