MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, kıdem tazminatı ile izin ve fazla çalışma alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 1475 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince onbir aylık çalışmasının 14.12.2002 günü sona erdiğinin, başkanlık makamının yazısı ile bildirildiğini, yazının 31.10.2002 tarihli olduğunu, davacının fiilen işten ayrıldıktan beş ay sonra 2003 yılı mayıs ayında emekli olmak istediğini, ancak davacı o anda fiilen davalı işyerinde çalışmadığından talebinin reddedildiğini, işçi işyerinden fiilen ayrıldıktan sonra kıdem tazminatı ödenmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacının hizmet süresi ve yıllık izin alacağı ile kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı bu dava ile birlikte hizmet tespiti davası da açmış, mahkemenin 24.12.2003 tarihli celsesinde tefrik kararı verilerek hizmet tespiti davası ana dosya üzerinden yürütülmüş alacak talepleri ... bir esasa kaydedilerek alacak davasında hizmet tespiti davasının sonucu beklenmiştir.
Yargıtay tarafından da onanarak kesinleşen hizmet tespiti davasında, davacının 01.02.1986-30.04.1986 tarihleri arasında 90 gün çalıştığının tespitine, diğer çalışmalar kuruma bildirildiğinden o süreler yönünden davanın reddine karar verilmiştir. 1986 yılında davacının Kuruma bildirilen 240 günlük çalışması bulunmaktadır. Mahkemece davacının geçici iş sözleşmeleri ile çalıştığı ve hizmet süresi bir yılı aşmadığından, diğer alacaklar da ispatlanamadığından davanın tümden reddine karar verilmiş ise de hizmet tespiti davasında 1986 yılında Kuruma bildirilmeyen 90 gün dışındaki taleplerin bildirilmiş olması sebebi ile reddedildiği, davacının sigortalı hizmet cetvelinin incelenmesinden 1986-1994 ve 1997-2002 yılları arasında kesintili olarak çalışmasının kayıtlı olduğu gözden kaçırılmıştır. Davacının kayıtlardaki hizmet süresi belirlenerek fesih sebebine göre kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususunda yeniden bir değerlendirme yapılmalıdır. Ardından davacının yaptığı işin mevsimlik iş niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde varsa yıllık 330 günü aşan çalışması olan dönemler için yıllık izin alacağı hesaplanmalı, aksi halde fiili hizmet süresi tespit edilerek hak ettiği yıllık izin süresi belirlenmelidir. Bu yönler gözetilmeden davacının bir yılı aşkın kıdemi bulunmadığı gerekçesi ile yıllık izin ve kıdem tazminatı alacaklarının reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir .
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.