MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı iş sözleşmesi haksız feshedildiği gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin, genel tatil ve fazla mesai alacağının davalıdan tahsilini istemiştir
Davalı sözleşme haklı nedenle feshedildiği gerekçesi ile kıdem ihbar tazminatı ile koşulları oluşmayan diğer alacak taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir,
2-Davacı 13.9.2000-4.1.2010 tarihleri arasında davalı şirketlerde çalıştığını iddia etmiş ise de hizmet cetveline göre 14.9.2002- 31.12.2009 tarihleri arasında davalı iki şirket dışında birden fazla başka işyeri numaralı işyerlerinde çalıştığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunda dosyadaki vekaletnamler ve sair belgelere göre bu şirketlerin ortak veya yetkililerinin aynı olduğu şeklinde yapılan değerlendirme ile şirketler arasında bağlantı olduğu kanaati ile bildirilmiş ise de şirketlerin ticaret sicil kayıtları getirtilip incelemeden aralarında organik bağ olduğu sonucuna ulaşılması hatalı olmuştur.
3- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, davacının çalıştığı davalıya ait bazı lokanta işyerleri alış veriş merkezleri içerisinde bulunduğu dosya kapsamından anlaşıldığına göre bu lokantada geçen çalışmalar için alış veriş merkezinin açılış ve kapanış saatlerinin sorularak ve işyerinde varsa tutulan giriş çıkış saatlerine dair kayıtlar, vardiya çizelgeleri getirtilip diğer delillerle birlikte yapılacak değerlendirme sonucunda fazla mesai alacağı konusunda bir karar verilmesi gerekir.
4.Davalı vekili, bilirkişi raporu ve ıslah istemine karşı süresinde verdiği itiraz dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Davalı tarafın ıslaha karşı bulunduğu zamanaşımı defi dikkate alınarak ıslah tarihe göre varsa zamanaşımına uğrayan alacakların bilirkişiden alınacak ek rapor ile belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yöndeki itirazın değerlendirilememesi isabetsiz olmuştur Mahkemece yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.