MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, icra-inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, kesinleşmiş olan işe iade kararı neticesinde dört aylık ücret ve sosyal hakların tahsili için Ankara 4. İcra Müdürlüğü 2006/ 9473 esas sayılı dosyada takip yapıldığını, davalının takibin tümüne itiraz ettikten sonra ücret ve ikramiye tutarını ödediğini, ödeme harici kısım yönünden takibin devamına itirazın iptaline karar verilmesini, birleştirilen Ankara 9. İş Mahkemesi 2008/1011 esas sayılı dosyasında işe başlatmama tazminatından kesilmemesi gereken gelir vergisi kesintisi yaptığını, kesilen gelir vergisinin iadesi için icra takibi başlattığını, davalı işverenin takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren vekili, davacının çalıştırılmadığı süre için tazminat ve kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, 2006 yılı vergi dilimleri uygulanmasında bir hata bulunmadığını kanuna uygun olarak gelir vergisi kesintisi yapıldığını ve kuruma ödendiğini, çalışmadığı döneme ilişkin ücretinin geri alınmasının genel mektup içeriğine uygun olduğunu, fiilen görev yapmadığı süreler için telefon kontör ödemesine olanak bulunmadığını, çalıştırılmadığı dört aylık süreye ilişkin yemek ücretinin icra dosyasına ödendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak kısa kararda Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2006/9473 sayılı takip dosyasında davalı işverenin itirazının kısmen kaldırılarak 63,55 TL ücret ve ikramiye bakiyesi 240,00 TL kontör ücreti olmak üzere toplam 303,55 TL üzerinden takibin devamına, davacıya icra takibinden sonra ödenen 12.174,64 TL üzerinden vekalet ücreti ve icra masraflarının davacı yararına uygulanmasına, Ankara İcra Müdürlüğünün 2008/891 Sayılı takip dosyasında 2.700,00 TL asıl alacak, 361,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3061,13 TL üzerinden davalının itirazının iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına, dava yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı uygulanmasına yer olmadığına karar verildikten sonra gerekçeli kararda ise Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2006/9473 sayılı takip dosyasında; davalı işverenin itirazının kısmen kaldırılarak 63,55 TL ücret ve ikramiye bakiyesi 240,00 TL kontör ücreti olmak üzere toplam 303,55 TL üzerinden takibin devamına, davacıya icra takibinden sonra ödenen 10.114,44 TL üzerinden vekalet ücreti ve icra masraflarının davacı yararına uygulanmasına, Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2008/891 sayılı takip dosyasında; 1.730,00 TL asıl alacak, 762,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.492,00 TL üzerinden davalının itirazının iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Mahkemece davada verilen davanın kabulüne ilişkin kısa karar, bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan (Niha-i) son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur.
Bu aşamada yapılması zorunlu iş, gerekçeli kararı kısa karar doğrultusunda ve kanuni gerekçeleriyle birlikte mahkemenin yazmasından ibarettir. Artık bu karardan dönme (Rücu) olanaklı olmadığı gibi, kararın asli unsurlarından olan gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun biçimde kararda yer alması gerekir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1991/7 esas; ve 1992/4 karar sayılı ve 10.04.1992 günlü kararı)
Esasen ilamın tefhim edilen karara uygun yazılması ve gerekçe taşıması kamu düzeni ile doğrudan ilgili temel kurallardan olup, bu kurala Yasa Koyucu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294. ve 298. maddeleriyle varlık kazandırmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294. ve 298. maddeleri kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerdendir. Bu maddeler hükmünce kararların alenen tefhim edilmesi gerekir. Yine Anayasamızın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması” başlıklı 141. maddesinin 3. fıkrasında; ”Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aynı kural 6100 sayılı Kanun'un 294. maddesinde de tekrarlanmış; 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinde ise “kararın tefhimi hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur.” 6100 sayılı Kanun'un 298/2 maddesinde'de “gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda mahkemece tefhim edilen kısa kararda bilirkişi raporu doğrultusunda miktar yazılarak karar oluşturulmuş ise de; gerekçeli karar yazılırken Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2008/891 esas sayılı icra takip dosyasındaki asıl alacağın aşıldığı anlaşıldığından gerekçeli kararda kısa karardan farklı olarak taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur. Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2006/9473 sayılı takip dosyasında 12.174,64 TL üzerinden vekalet ücreti ve icra masraflarının davacı yararına uygulanmasına karar verilmiş iken gerekçeli kararda davalı tarafından yapılan 10.114,44 TL ödeme üzerinden vekalet ücreti ve icra masraflarının davacı yararına uygulanmasına karar verilmiştir. Ayrıca maddi hata olması sebebi ile gerekçeli kararda hüküm kısmının düzeltildiği belirtilmiştir. Gerekçeli karar ile tefhim edilen hüküm sonucu arasındaki miktarlar arasında çelişki bulunduğu sabittir. Hal böyle olunca, mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 294, 297 ve 298. maddelerinin açık hükmü gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy