MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, boşta geçen süre ücreti ve vekalet ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, kesinleşen işe iade kararı üzerine süresi içerisinde işverene başvuruda bulunmasına rağmen davalı işverence işe iade edilmediğini boşta geçen süre ücret alacağının eksik ödendiğini ileri sürerek boşta geçen süre ücret alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı işveren, davacı işçinin hak kazandığı boşta geçen süre ücret alacağının eksiksiz ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kesinleşen işe iade kararı sonrasında davacının süresi içinde işverene başvurduğu, işveren tarafından işe başlatılmadığı, bir aylık boşta geçen süre ücretinin ödendiği ancak bakiye üç aylık ücret tutarının ödenmediği, bilirkişi tarafından ödenmeyen ücret miktarının 3.348,90 TL olarak hesaplandığı, dava açıldıktan sonra davacının üç aylık boşta geçen süre ücret alacağının banka hesabına yatırılarak ödendiği gerekçesi ile konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, davacı işçinin hak kazandığı boşta geçen süre ücret alacağının eksiksiz ödenip ödenmediği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar için, feshi izleyen dönem ücretlerine göre hesaplama yapılmalıdır. Geçersiz sayılan fesih tarihinden sonra boşta geçen en çok dört aylık sürede işçinin çalışması devam ediyormuş gibi ücret ve diğer haklar belirlenmelidir. Boşta geçen en çok dört aya kadar süre içinde ücret zammı ya da yeni bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girdiğinde, her iki dönem için ayrı ayrı hesaplamaya gidilmelidir.
Somut olayda; davacı, uyuşmazlık konusu dönemde işyerinde geçerli olan, Toplu İş Sözleşmesinden öngörülen ek yardımlar dikkate alınmaksızın yapılan hesaplama doğrultusunda boşta geçen süre ücret alacağının belirlendiğini, işveren tarafından yapılan ödemenin bu nedenle eksik olduğunu ileri sürmektedir.Mahkemece; davacının sendika üyesi olup olmadığı, uyuşmazlık konusu dönemde işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesi bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Bu durumda, öncelikle davacının Toplu İş Sözleşmesinden yararlanıp yaralanmadığı belirlenmeli, yararlanıyor ise, uyuşmazlık konusu dönemde geçerli Toplu İş Sözleşmesine göre yapılan ek yardımlar ile birlikte davacının dört aylık boşta geçen sürede alması gereken ücret miktarı tespit edilerek bakiye alacağı hesaplanmalıdır.
Davacının Toplu İş Sözleşmesinden yararlanmadığı tespit edilir ise, işveren tarafından ibraz edilen ücret bordrolarına göre davacıya aile, çocuk, yemek yardımı gibi çeşitli isimler altında sosyal yardım ödemeleri yapıldığı anlaşıldığından, dört aylık boşta geçen süre açısından bu haklara ilişkin de hesaplama yapılarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.