MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA:Davacı, aylık maaş, fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili, kıdem tazminatı ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davacının 23/09/2002 tarihinden itibaren davalı şirkette çalıştığını, ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, işe başladığı tarihten işi bıraktığı tarihe kadar sürekli haftada 6 gün ve her gün 9,5 saat çalıştığını, işlerin sıkışık olduğu günlerde 9,5 saatlik çalışmaya ek olarak 3 saat daha fazladan çalıştığını, bazı zamanlar da pazar günleri dahil tam gün çalıştığını, çalışma süresince işyerinde kendi götürdüğü yemekleri yediğini, davacının bu çalışmalarına karşılık davalı tarafça herhangi bir fazla ödeme yapılmadığı gibi ilk işe başladığı tarihten bu yana hiç ücretli izin kullandırılmadığını, izin ödemesi de yapılmadığını, 2009 Yılından itibaren maaşlarının ödenmediğini, davalının en son 2009 yılı Ocak ayı maaşına mahsuben davacıya 250,00 TL ödediğini, daha sonrada herhangi bir ödeme de bulunmadığını iddia ederek ücret, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, kıdem tazminatı ve ulusal bayram ve genel tatil çalışması ücret alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ekonomik darboğaza girdiğini, ödeyemediği maaşlar nedeniyle davacının diğer işçileri kışkırtarak iş yavaşlattığı gibi bazı günler işe de gelmediğini, makinalarda kasten zarar meydana getirdiğini, davacının ücretinin bu zarardan mahsup edildiğini, davacının fazla çalışma yapmadığı gibi bazı günler işe gelmeyerek aylık çalışma saatlerini bile tamamlamadığını, işi kendisinin bırakması nedeni ile kıdem tazminatına hak kazanamadığını, yıllık izinlerini düzenli kullandığı gibi hafta tatili ve ulusal bayramlarda da çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve davacının ücret, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti alacakları bulunduğu, ancak hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışması ücreti alacakları olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı taraf 06/02/2012 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporu doğrultusunda davayı ıslah etmiştir. Islah dilekçesi ise davalı tarafa 10/02/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mahkeme tarafından dava hakkında 07/02/2012 tarihinde karar verilmiştir. Karar duruşmasında ise ıslah dilekçesi okunmamıştır. Bu şekilde davalı tarafın savunma hakkı kısıtlanmış olup karar bu yönden hatalıdır. Mahkemece davalı tarafın ıslah dilekçesine karşı beyanları alınarak sonucuna göre dava hakkında değerlendirme yapılması zorunludur. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2-Davacının iş sözleşmesini ücretlerinin kanun ve sözleşme hükümlerine göre hesaplanıp ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle 23/03/2010 keşide, 31/03/2010 tebliğ tarihli fesih bildirimi ile sona erdirdiği anlaşılmaktadır. İşverence işten çıkış tarihinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na 14/04/2010 tarihi olarak bildirilmesi bu noktada önem arz etmez. Fesih tarihi 31/03/2010 tarihi olup davacının çalışma süresinin ve buna bağlı haklarının bu tarihe göre hesaplanması gerekirken fesih tarihinin 14/04/2010 tarihi olarak kabul edilip davacının taleplerinin hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Bu nedenle iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi ihbar tazminatına hak kazanması mümkün değildir.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği anlaşılmaktadır. Bu durum mahkemenin de kabulünde olmasına rağmen davacı lehine ihbar tazminatına hükmedilmesi isabetsiz olup bu husus ayrıca bozma sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.