MAHKEMESİ:İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili)
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ve ulusal bayram tatili ile hafta tatili çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işçilik ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacıların diğer çalışanları kışkırttığı işyeri huzurunu bozduğu gerekçesiyle haklı nedene dayalı olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacı işçi ile birlikte aynı gün aynı nedenle iş sözleşmeleri feshedilen işçilerin davalı şirkete karşı açmış oldukları mahkemenin 2009/182 ve 183 esas sayılı dosyaları davaları arasında yakın hukuki ve fiili ilişki bulunduğundan aynı koşullarda çalışan işçiler hakkında farklı değerlendirme yapılmaması ve hüküm tesis edilmemesi maksadıyla dosyaların 2009-181 esas sayılı dosyasında birleştirilmesine karar verilerek alınan hesap raporuna itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar aynı işyerinden aynı gün iş sözleşmesi aynı nedenle feshedilen işçilerin açmış oldukları işçilik alacaklarının tahsiline yönelik alacak davaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle birleştirilerek yargılama yürütülmüş ise de mahkemece karar başlığında birleşen dosyaların davacılarının gösterilmediği, birleşen dosyalar için delillerin ayrı ayrı tartışılmadığı, hüküm fıkrasında da davacıların isimlerinin karıştırılarak hüküm kurulduğu, netice itibari ile dava dosyalarının birleştirmesinden beklenen hukuki yararın gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Yargılamanın ve temyiz incelemesinin sağlıklı yapılması bakımından hizmet süreleri ve ücretleri farklı olan ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacı işçilerin açtıkları davaların birleştirilmesi doğru değildir.Bu itibarla birleştirilen dava dosyalarının tefrik edilerek dosyadaki delillerin yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulması oluşacak sonuca göre hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy