MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 01.08.2000 tarihinden 01.12.2006 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, Temmuz 2006 tarihinde kurum kayıtlarından düşürüldüğünü belirterek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücret alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının alacakları bulunmadığını, işyerinin 2002 yılı başlarında faaliyete geçtiğini, 01.03.2002 tarihinde davacının işe alındığını, davacının çalıştığı işyerini 31.07.2006 tarihinde devralması üzerine iş sözleşmesinin 31.07.2006 tarihinde tarafların anlaşmasıyla sona erdiğini, davacının ricası üzerine işyeri terkininin yılsonunda 31.01.2007 tarihinde verildiğini, 31.07.2006 tarihinden 31.01.2007 tarihine kadar davacının davalının işçisi olarak çalışmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iş sözleşmesinin davacının çalıştığı işyerini devralması nedeniyle tarafların anlaşmasıyla sona erdiği gerekçesiyle ihbar tazminatı isteğinin reddine dava konusu diğer isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili iş sözleşmesini işveren tarafından Temmuz 2006 da kurum kayıtlarından düşürüldüğünü, işyerindeki çalışmasının 01.12.2006 tarihine kadar sürdüğü iddiası ile işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiş, davalı ise işyerinin davacıya devredildiğini, işçilik alacaklarının devir bedelinden mahsup edildiğini, davacının işçilik alacağının bulunmadığını savunmuştur.
Hizmet devam cetveline ve hizmet tespiti dava dosyasından davacının 31.07.2006 tarihinde davalı işyerinden çıkışının yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece iş sözleşmesinin davacının çalıştığı işyeri şubesini devralarak sona erdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de iş sözleşmesini sona erme zamanı ve nedeni konusundaki yapılan araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Doğru sonuca varılabilmesi için, davacının çalıştığı işyerini devrine ilişkin kayıtlar 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun 220. maddesindeki düzenleme işletilmek suretiyle getirtilmeli, devre ilişkin tüm kayıtlar getirtilerek davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı öncelikle belirlenmeli, devir şartlarına göre davacının işçilik alacakları için davalı işveren ile bir mahsuplaşma olup olmadığı belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy