MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili müvekkilinin davalı nezdinde 01.06.2008-30.11.2010 tarihleri arasında müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, aylık net maaşının 1.290,00 TL, 190,00 TL yemek, servis ve özel sağlık sigortası imkanlarının olduğunu, davalı firmanın ortada geçerli ve haklı bir sebep olmaksızın müvekkilinin iş sözleşmesini bölümün kapatıldığı gerekçesiyle sonlandırdığını, müvekkilinin çalışmış olduğu bölümün kapatılmasının gerçek ve samimi olmadığını, müvekkilinin daha kötü şartlarda başka bir firmaya geçirilmeye zorlandığını, müvekkilinin kabul etmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, ardından kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenebilmesi için müvekkilinden zorla istifa ve ibraname alındığını, bu belgelerin birer suretinin talep edilmesine rağmen müvekkiline verilmediğini, bu istifa ve ibranamenin müvekkilinin serbest iradesini yansıtmadığını, izah edilen nedenlerle geçersiz olarak yapılan feshin iptali ile davacının işe iadesine, aksi halde 4 aylık boşta geçen süre ile 4 aylık işe başlatmama tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi çerçevesinde tüm yasal hakları ödenmek suretiyle feshedildiğini, davalı şirketin bünyesinde yer alan dergilerin abonelik işlemlerini ortaya çıkan ihtiyaç ve talepler çerçevesinde bu işin uzmanı olan ve sadece işi müşteri hizmetleri olan bir firmadan alınmasına karar verildiğini, bu amaçla Connect CNT İletişim Hiz.San.ve Tic. A.Ş. firması ile sözleşme imzalandığını, aralarında davacının da bulunduğu kişilere Connect İletişimde çalışma imkanının sağlandığını, ancak davacının sözkonusu firma ile yapılan iş görüşmeleri sonucunda kendisine sunulan “Raporlama ve Süreç Uzmanlığı teklifini kabul etmediğini, sözkonusu teklifin 1.200,00 TL net ücret, 120,00 TL yol, 56,00 TL asgari geçim indirimi olmak üzere toplam 1.376,00 TL, aylık prim azami maaşın % 20 si, sağlık sigortası ve şirket yemekhanesinde yemek unsurlarını içerdiğini, davacının kişisel yetenek ve becerilerine uygun olan işin değerlendirme sonucunda tespit edildiğini ve davacıya önerildiğini, bunun değerlendirme formu ile sabit olduğunu, davacının şirketten hak ve alacağının bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini, davanın reddine
karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davalı şirkette alınan işletmesel kararın dosyaya sunulmadığı, davacıya yapılan iş teklifinin davalı şirket dışındaki davalı şirketten iş alan şirket tarafından yapıldığı, böyle bir iş teklifini işçinin kabul zorunluluğu bulunmadığı, detayları 05.09.2011 tarihli bilirkişi raporunda açıklandığı üzere işverence yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18/1. maddesi “Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda; yardımcı iş niteliğindeki işin alt işverene verilmesi nedeniyle istihdam fazlalığının doğduğu açıktır. Bu aşamadan sonra yargısal denetim feshin son çare olması ilkesinin gözetilip gözetilmediği ile sınırlı olarak yapılmalıdır. Mahkemece davacının başka bir bölümde değerlendirilebileceği sonucuna varılmışsa da bu değerlendirme varsayıma dayalıdır. Davacının başka bir bölümde değerlendirilebileceğine ilişkin somut bir delil dosyada bulunmamaktadır. Mevcut delil durumuna göre fesih geçerli nedene dayandığından davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 672,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 21.09.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, kararın onanması gerekir görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.