MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 29/05/1996 tarihinden itibaren davalı işyerinde memur olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 18/08/2011 tarihinde tebliğ edilen bildirim ile haksız ve geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini, müvekkilinin 2006 ve 2008 yıllarında aldığı disiplin cezalarından ve 2009, 2010 ve 2011 yıllarında aldığı rapordan bahsedilerek işyerinde olumsuzluklara sebep olunduğu, iş ilişkisinin çekilmez hale getirildiği, işlerin aksamasına, iş gücünün planlanmasının olumsuz etkilemesine, iş arkadaşlarının programlarında değişiklik yapılmasına sebep olduğu iddiası ile savunmasının istendiğini, savunmaya itibar edilmediğini, fesih bildiriminde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17, 18 ve 19. maddeleri gereği sözleşmenin feshedildiğinin bildirilip somut geçerli sebep belirtilmediğini, işyerinde meydana gelen olumsuzlukların ne olduğunun, iş ilişkisini çekilmez hale getiren davranışların neler olduğunun açıklanmadığını, müvekkili hakkında performans değerlendirmesi ve teftiş kurulu incelemesi bulunmadığını, müvekkilinin emekliliğe hak kazanmadığını bu sebeplerle feshin geçersiz sayılarak davacının işe iadesine, işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının sekiz aylık brüt ücreti olarak belirlenmesine çalıştırılmadığı süre içinde doğacak dört aylık giydirilmiş ücreti tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının memur olarak çalışmakta iken sık sık rapor alması, bu sebeple işyerinde olumsuzluklara sebebiyet vermesi, iş ilişkisini çekilmez hale getirmesi, işlerin aksamasına sebep olması, iş gücü planlamasının olumsuz etkilenmesine ve iş arkadaşlarının programlarında değişiklik yapılmasına sebebiyet vermesi sebepleriyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının uzun süreli rapor alan bir kişi olduğunu 2009 yılı içinde 27 gün, 2010 yılı içinde 32 gün ve 2011 yılında 8. aya kadar 15 gün rapor kullandığını, davacının sık sık rapor kullanması sebebiyle müvekkilinin davacının iş görme ediminden yeterince yararlanamadığını, davacının raporlu olduğu dönemde iş arkadaşlarının onun görevlerini üstlendiğini, davacının sık sık rapor almasının işçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan bir sebep olup fesih için geçerli bir sebep oluşturduğunu, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, olayda işe iade davası açabilmek için şartların gerçekleştiği, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddeye göre feshin geçerli bir sebebe dayandığını davalının ispat etmek zorunda olduğu, davacının iş sözleşmesinin almış olduğu raporları alışkanlık haline getirmesi bunun olumsuzluklara sebep olması iş ilişkisini çekilmez hale getirerek işlerin aksamasına, iş gücü planlamasını olumsuz etkilemesine ve iş arkadaşlarının programlarında değişiklik yapılmasına sebep olduğundan bahisle feshedildiği, ancak davalının iş sözleşmesini geçerli sebepler ile feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 2009 yılında 27 gün, 2010 yılında 32 gün ve 2011 yılında 15 gün aralıklı istirahat raporu aldığı ve bu istirahat raporlarının çoğunlukla tatil günleri öncesi veya sonrasına isabet ettiği, alınan raporların farklı rahatsızlıklara dayandırıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının bu şekilde aldığı raporlar sebebiyle işyerinde işin yürütülmesine ve aksamasına ve olumsuzluğa yol açtığı açıktır. Başka bir deyimle alınan raporlardan dolayı işverenin davacının yerine başka eleman temin etmek durumuyla karşı karşıya kalacağı ve önceden oluşturulmuş çalışma programlarının aksayacağının kabul edilmesi gerekir. Öte yandan davacının geçmişte kusurlu davranışlarından dolayı uyarma ve kınama cezası aldığı dosyadaki bilgi ve belgelerle sabittir. Davacının rapor dışında geçmişte tesbit edilmiş olan kusurlu hareketleri de dikkate alındığında artık işverenden normal koşullarda davacı ile iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez. Hal böyle olunca işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığı gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıda yazılı olduğu gibi hüküm oluşturulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 20,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 21.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.