MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli sebebe dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, çalıştığı şubenin kapanması sebebi ile iş sözleşmesinin 14.03.2011 tarihinde feshedildiği davacıya tebliğ edilmiş ise de, aynı tarihte bir başka şubede çalışma ve iş sözleşmesinin devam etmesi hususunda taraflar arasında mutabakata varıldığını, dava tarihi itibari ile de raporlu olan davacının iş sözleşmesinin sonlandırılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 14.03.2011 tarihinde işveren tarafından feshedildiği; fesih bildiriminin hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağı hususunda taraflar arasında mutabakat sağlanmadığı gerekçesi ile feshedildiği gerekçesiyle davanın. kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin dava tarihi itibari ile geçerli sebeple feshedilip edilmediği noktasında uyuşmazlık söz konusudur.
Davalı 14.03.2011 tarihinde gerçekleştirilen bildirimsiz fesih işleminin tarafların karşılıklı mutabakata varmaları ile geri alındığını, dava tarihi itibari ile gerçekleşmiş bir fesih işleminin bulunmadığını savunmaktadır, davacı ise iş sözleşmesinin işveren tarafından bildirimsiz feshedildiğini, daha sonra ihbar süresi içerisinde bir başka şubede çalıştırılması hususunda mutabakata varıldığını belirtmektedir.
Dosya içerisinde mevcut 14.03.2011 tarihli fesih ihbarnamesinde, davacının çalışmakta olduğu şubenin 15.03.2011 tarihinde kapatılacağı gerekçesi ile bu tarihinden itibaren iş sözleşmesinin bildirimsiz olarak sonlandığı belirtilmiştir. Ancak davalı işveren
tarafından ibraz edilen 14.03.2011 tarihli "Mutabakat Zaptı" başlıklı belgenin incelenmesinde, tarafların 14.03.2011 tarihli fesih işleminin geçersiz olduğunu ve iş sözleşmesinin aynı şartlarla devam edeceğini kabul ettikleri görülmektedir. Mutabakat zaptı davacı işçi tarafından ihtirazi kayıtsız imzalanmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki mutabakatın ihbar süresi içerisinde çalışmaya ilişkin olmayıp fesih bildiriminin hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağı hususunda olduğunun kabulü gerekir.
Davacının 01.03.2011-03.04.20011 tarihleri arasında, davalıya ait bir başka şubede işe başlatıldığı ve fiilen asli görevi olan bilet kesme işinde çalıştırıldığı, bu tarihten itibaren de davacının sağlık sorunları sebebi ile 21.05.2011 tarihine kadar raporlu olduğu görülmektedir. Dava tarihi olan 11.04.2011 tarihinde taraflar arasındaki iş sözleşmesinin devam etmekte olduğu anlaşıldığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 95,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy