MAHKEMESİ:... Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, bakiye ücret, ulusal ... ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalı işverence haklı bir sebep olmadan sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücreti, ulusal ... ve genel tatil, hafta tatili, ödenmeyen bakiye ücret ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsilinin istemiştir.
Davalı ... davacının işçileri olmadığından haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Dahili davalı olan ... dosyaya sunduğu bir cevabı bulunmamaktadır.
Mahkemece işverenler konusunda bir ayrım yapılmaksızın feshin haklı bir sebebi olmadığı kabul edilerek alacakların bilirkişi raporundaki hesaplanan şekli ile kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan bilgilere göre davacının 16.11.2005-02.04.2007 tarihleri arasında dahili davalı sayılan işvereni nezdinde otopark görevlisi olarak çalıştğı anlaşılmaktadır. Davacı beyanı dışında davalı Belediyenin taraf sıfatının hangi gerekçeye dayalı olduğu somut olarak ortaya konulmadan karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu konuda öncelikle davacının hangi otoparklarda çalıştığı bu otoparkların kime ait olduğu işletilmesi ve devri konusunda davalılar arasında bir sözleşmenin olup olmadığı belirlenmesi için bu yöndeki sözleşme ve belgelerin getirtilerek davalılar arasındaki hukuki ilişkinin belirlenmesi, davacının, ... sözleşmesi, ücret bordroları veya banka maaş hesap ekstrelerinin, puantaj kayıtlarının işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinin getirtilerek davalılarla davacı arasındaki ... ilişkisinin somut olarak belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
2-Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar sebep olur. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.Somut olayda mahkeme, hükmü sadece “davalı” aleyhine ibaresi ile kurmasına göre davalıdan anlaşılması gerekenin “hangi işveren davalı” olduğunun açıkça belirtilmemesi infazda tereddüt oluşturacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ....12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.