MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili feshin geçersizliğine ve işe iadesine, buna bağlı kanuni haklarının hüküm altına alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının bölge satış şefi olup Sinop'ta bir gece konakladığı halde 2 gece konaklamış gibi fatura kestirip şirketten tahsil ederek sadakat borcuna aykırı hareket ettiğini, özel harcamalarını şirkete yansıtarak güveni kötüye kullandığını, iş sözleşmesinin feshinin haklı olduğunu, feshin kanuni sürede yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin fesih sebebinin Berivan Haligür tarafından 17.08.2010 tarihinde Kaan Bey isimli şahsa gönderilen e-posta mesajında da belirtildiği üzere genel davranışı sebebiyle olduğu, bu durumda usulüne uygun tebligat yapılarak savunması alınmadan iş sözleşmesinin sona erdirilmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19/2. maddesine aykırı bulunduğu, feshe sebep gösterilen fatura olayında davacının işvereninin güvenini kötüye kullanma kastı ile hareket etmediği ve işe iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, davacının ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya
atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez.
Somut olayda; davalı işyerinde bölge satış şefi olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin Sinop'taki otelde bir gece konaklamasına rağmen iki gece konaklamış gibi fatura düzenlettirerek bedelini şirketten tahsil etmesi sebebi ile doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayan davranış kapsamında haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinden davacının 21 ve 22 Temmuz 2010 tarihleri için .... Otel'de iki gece konaklama bedeline ilişkin faturayı işverene sunduğu, ancak araç takip sisteminden 21 Temmuz 2010 günü aracının ....'da bulunan ikametgahının önünde olduğunun tespit edildiği, dava dışı otele yazılan yazı cevabına göre sehven iki gecelik fatura düzenlendiği, faturanın bir kısmının yemek bedeli olduğu, bu işlemi yapan personelin işten çıkartıldığı, davacı tanıklarının beyanlarına göre ise davacının çalışanlarla moral motivasyon yemeği yediği, bunun da alışılagelmiş bir durum olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Ancak davalı tanığı olup, davacı ile yemek yiyen kimselerin üstü konumunda olan Kazım Taşkan'ın beyanına göre ise, davacının diğer çalışanlarla yediği yemek, iş yemeği olmayıp kendi bilgisi dahilinde de değildir. Bu durumda davacının ... Otelde bir gece konaklamasına ve akşam da iş arkadaşları ile şirketin bilgisi ve uygulaması dışında yemek yemesine rağmen, yemek ücretini de ekleyerek iki gece konaklamış gibi fatura düzenletip sunmasına yönelik davranışının haklı fesih sebebi oluşturduğu gözetilmeden yanılgılı bilirkişi raporu esas alınarak yazılı gerekçeyle davanın kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 44,80 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 20.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.