MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren hatırlatılmasına rağmen görevini yapmamakta ısrar etmesi nedeniyle davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davalı işverenin haklı ve geçerli nedeni ispatlayamadığı, davacı işçiye yüklenen eylemler ile fesih arasında ölçüsüzlük bulunduğu, işverence feshe son çare olarak bakılmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatmama tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.
Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda; davacının 18.04.2008-15.02.2010 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde mağaza sorumlusu olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin,davacının hatırlatıldığı halde görevlerini yapmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle feshedildiği, davacının fesih ihbarını imzalamaktan imtina ettiğine dair tutanak tutulduğu,davacının 20.02.2011 tarihli dilekçesinde iş sözleşmesinin 15.02.2011 tarihinde feshedildiğinin sözlü olarak bildirildiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Fesih davacıya 15.02.2010 tarihinde bildirilmiş, dava ise 18.03.2010 tarihinde açılmıştır. Bu şekilde hak düşürücü süre niteliği taşıyan bir aylık dava açma süresi geçtiğinden dava süresi içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
l-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 58,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine kesin olarak 13.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar vertfay