MAHKEMESİ:... Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal ... genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı işyerinde yaklaşık 20 yıl boyunca kesintisiz olarak çalıştığını ancak ... sözleşmesinin işveren tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile işçilik ücretlerinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı, davacının başka yerde yaşamak için işten ayrıldığını, buna rağmen işveren tarafından bütün haklarının ödendiğini ve davacının alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ile genel ve resmi tatil ücreti alacaklarından oluşan işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiş, mahkemece davacının ... sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiği kabul edilerek davacının ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücreti taleplerinin kabulüne, diğer isteklerinin reddine karar vermiştir.
Hüküm kıdem tazminatı ile izin ücretine yönelik olarak davalı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteğinin kapsam ve içeriğine göre uyuşmazlık davacıya fesih sırasında dosyaya davalı işverence ibraz edilmiş ibranamede yazılı miktarda kıdem tazminatını ödeyip ödemediği ve davacının çalıştığı sürede yıllık ücretli izin haklarını kullanıp kullanmadığına ilişkindir.
Davalı işveren tarafından dosyaya sunulmuş olan ve davacının imzasını havi 14.05.2007 tarihli ibranamede davacıya 8403,07 TL kıdem tazminatı ödendiğinin belirtildiği görülmüştür. Davacı söz konusu ibranamedeki imzaya itiraz etmemiş ancak boş olarak imzaladığı ibranamenin sonradan doldurulduğunu dolayısı ile ibranamede yazılı kıdem tazminatını almadığını ileri sürmüştür. Kural olarak açığa imzalı belgelerin, başka bir ./..
anlatımla iddia edildiği gibi boş olarak imzalanmış olan ibranamenin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yada içeriğinin bir anlaşma olmaksızın sonradan doldurulduğu yönündeki iddiaların, iddia eden tarafından yani boş belgeyi imzalayan tarafından yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Davacı iddiasını ispat zımnında, diğer bir deyişle belgenin aksini ispata elverişli eşdeğer nitelikte yazılı belge ibraz ve ikame edememiş, dinlettiği tanıklar da iddiasını doğrulamamıştır. Hal böyle olunca ibranamede yazılı kıdem tazminatı ödemesi olup olmadığının ispatı bakımından davacı işçiye karşı tarafa yemin teklif etme ... bulunduğu hatırlatılmalı, Hukuk Muhakemeleri Kanununda yemin teklifi halinde uygulanacak prosedür dahilinde işlem yapıldıktan sonra oluşacak durum değerlendirilmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmelidir.
Dava dilekçesinde açıklamalar bölümünde davacının yıllık ücretli izin haklarını kullanmadığı yada hangi yıllarda kullanıp hangi yıllarda kullanmadığı yönünde açıklama ve iddiaya yer verilmemiş, istem sonucunda istekler arasında izin ücreti talebine de yer verilmiştir. Dosyayı inceleyen bilirkişi işverenin izin haklarını kullandırıldığına ilişkin davacının imzasını içeren yıllık ücretli izin defteri yada eşdeğer nitelikte belge ibraz edilmediği gerekçesi ile davacının çalıştığı tüm süre için yıllık ücretli izin alacağı hesaplamıştır. Mahkemece rapora itibar edilerek davacının tüm süre için hesaplanan izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Davalı işveren vekili davacının izin haklarını kullandığına ilişkin tutanaklar ile izin defteri örneği sunarak bilirkişi raporuna itirazda bulunmuştur.
Gerçekten dosyaya sunulmuş olan bu belgelerde davacının imzası bulunmadığından söz konusu belgelerle ücretli izin haklarını kullandığının ispatlandığı kabul edilemez. Ne var ki mahkemece kabul edilen onaltı yıl yedi ay onüç günlük hizmet süresi dikkate alındığında bu kadar uzun süre çalışmış olan bir işçinin hiç izin kullanmadan çalışmış olması da hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durum dikkate alınarak davacıdan izin talebi bakımından davacı isticvap olunarak izinleri kullanıp kullanmadığı, davalının bu konudaki beyanı, defter ve belgeler de gösterilerek diyecekleri sorulmalı ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan tüm bu yönler mahkemece dikkate alınmadan eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ....12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.