MAHKEMESİ :... Mahkemesi
DAVA:Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, ücretli izin alacağı, fazla mesai ücret alacağı, ücret alacağı, prim alacağı, yemek yardımı alacağı, asgari geçim indirimi alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı işçi, ... sözleşmesinin ... Bölge Satış Temsilciliğinin kapatılacağından bahisle işverence feshedildiğini ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, prim alacağı, yemek yardımı alacağı, asgari geçim indirimi alacağı ve ödenmeyen ücret alacağı istemiştir.
Davalılar cevap dilekçesi vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 21.03.2012 tarihli ek karar ile davalılar vekili tarafından verilen müddeti muhafaza dilekçesi üzerine adı geçene ilam harcı, temyiz harcı ve dosyanın Yargıtay'a sevk giderinin sekiz gün içerisinde ödenmesine dair tebligatın 25.01.2012 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, anılan eksikliklerin davalılar vekili tarafından sekiz günlük kanuni süre içerisinde ödenmediği gerekçesiyle vaki temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de, bu karar usul ve kanuna uygun değildir.
Gerçekten, temyiz eden davalılara yapacağı işleri açıkça ortaya koyan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 434/3. maddesi hükümlerine uygun bir muhtıra gönderilmemiş, tebligat parçası üzerine, “başvuru harcı/tebliğ ve diğer giderleri 2.018,87 TL ilam harcı, 2.878,62 TL temyiz harcı ve posta giderinin eksik veya hiç ödenmediği anlaşılmakla tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması aksi halde temyiz talebinden vazgeçmiş sayılacağına karar verileceği ihtar olunur.” açıklaması yazılmış ve sonuçta da bu tebligata dayanılarak temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Bu kararı, davalılar süresinde temyiz etmiştir.
Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 434. maddesi çerçevesinde eksik harç ve giderlerin tamamlanması istemiyle bir muhtıra düzenlenmeli ve bu muhtırada, yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli, buna yönelik olarak da ikmal edilecek harç ya da giderin ne olduğu, miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır.
Öte yandan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 434. maddesi hükmünce çıkarılan muhtıra temyiz harç ve giderleri için olup, bakiye ilam harcının ne şekilde ödeneceği 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28. ve Hukuk ve Ticaret Mahkemelerinin Yazı İşleri Yönetmeliği’nin 54. maddesinde düzenlenmiştir. Bu nedenle, kanuna aykırı olarak bakiye ilam harcının yatırılması için muhtıra yazılmış olması da isabetli değildir. Bu durumda, davalıların temyiz isteminin reddedilmiş olması doğru olmadığından, mahkemenin davalıların temyiz isteminin reddine dair 21.03.2012 gün ve E:2010/702, 2011/800 sayılı ek kararının bozularak kaldırılmasına karar verildi. Asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiğinden dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.