MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai, dini ve milli bayramlarda çalışma ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı tarafından ... sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücreti alacağı istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Fazla çalışma süresi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı ... Kanunu’nun 63. maddesinde, ilke olarak çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saat olarak belirtilmiş, devamında tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ifade edilmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 41. maddesine göre fazla çalışma, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63. madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işyerinin haftalık çalışma süresi, normal haftalık ... süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Davacı işçinin günde ortalama altı saatlik bir uyku ihtiyacı bulunduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, dört saatlik bir sürede özel ihtiyaçları için gereklidir. Nitekim, 05.04.2006 gün 9-107/144 Karar sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararında da aynı olgu paylaşılmıştır.
4857 sayılı Kanun'a göre, günlük ondört saat çalışıldığı varsayılarak haftalık kırkbeş saat ölçütü doğrultusunda hesaplamaya gidilmelidir (HGK'nın 03.....2009 gün 9-190/233 sayılı Kararı).
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, haftada yirmidört saat çalışma /24 saat izin şeklinde çalışıldığı, yirmidört saatlik çalışma dönemi içinde dört saat uyku + 4 kez x 45 dakika ara dinlenmesi kullanılmak suretiyle fiili çalışma süresinin günlük onyedi saat olduğu, buna göre ilk hafta altmışsekiz saatlik çalışmaya nazaran yirmiüç saat fazla çalışma (4x17 saat-45 saat) izleyen hafta ellibir saatlik çalışmaya nazaran altı saat fazla çalışma (3x17 saat-45 saat) ortaya çıktığı, tekrarlanan çalışma biçimi sonrası ayda ellisekiz saat fazla mesai yapıldığı kabul edilerek hesaplama yapılması yoluna gidilmiştir. Bu durumda, günlük ondört saat çalışıldığı varsayılarak haftalık kırkbeş saat ölçütü doğrultusunda hesaplamaya gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.