MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek; feshin geçersizliğine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının mesai arkadaşlarından.... ile.... arasında gönül ilişkisi bulunduğu yönünde bazı konuşmalar yaptığını, bu konuyu diğer arkadaşları ile paylaştığını, her iki çalışanın da evli olduğunu, bu dedikodu nedeniyle büyük sıkıntı yaşadıklarını, davacının bu nedenle işten çıkartıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iş sözleşmesinin davalı tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli ya da haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
İş Kanunu'nun 25' inci maddesinin II'nci bendinin (d) fıkrasına göre, işçinin işverene, ailesine veya işverenin diğer bir işçisine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin işverene, aile üyelerinden birine veya diğer bir işçisine sataşması haklı fesih nedeni olarak sayılmıştır.
Somut olayda, davalı işyerinde depo sevkiyat şefi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi işveren tarafından mesai arkadaşları hakında somut veriler olmaksızın gerçek dışı ithamlarda bulunduğu ve bunu diğer mesai arkadaşları ile paylaştığı gerekçesiyle haklı nedenle feshedilmiştir. Davacı savunmasında hakkındaki iddiaları kabul etmiştir. Başka bir işçinin namusuna dokunacak isnatlarda bulunmak sataşma olarak değerlendirilmelidir.Fesih haklı nedene dayanmaktadır. Hal böyle olunca davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 156,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 21.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.