MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA: Taraflar arasındaki kıdem tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.09.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı kesinleşen işe iade kararı uyarınca yaptığı başvuruya rağmen işe başlatılmadığını ileri sürerek fark kıdem tazminatı işe başlatmama tazminatı ile dört aylık ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında; davacının işe iade sonrası başvurusunun kabul ediliğini, işten ayrıldığı tarihlerdeki şartlarda çalışmaya devam edebileceğinin bildirildiğini, davacının başka iş yerinde çalıştığından sigorta girişinin yapılamadığını ve davacının işe başlamadığından şartları oluşmayan alacaklarının reddine karar verilmesini istemiştir
Mahkemece davalı taraf iddialarını ispat edemediği gerekçesi ile bilirkişi raporuna göre alacakların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı taraf temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda; mahkemece verilen kısa kararda alacak tutarları açıkça yazılmadığından, kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki olduğu gerekçesi ile kararın bozulduğu, mahkemece bozma kararına uyularak bu defa usule uygun olarak aynı tutarlar üzerinden alacakların kabulüne karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Karar davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir,
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/1-2. maddesinde kanunda sayılan haller dışında yargılama giderinin, aleyhine hüküm verilen tarafa yükleneceği, kısmen haklı çıkılması durumunda da haklılık oranına göre taraflar arasında paylaştırılacağı
düzenlenmiştir. Somut olayda mahkemece bozmadan önceki kararda davacı yararına 771,72 TL avukatlık ücreti verildiği, kararın davacı tarafından temyiz edilmediği halde bozmadan sonraki kararda bu defa avukatlık ücretinin davacı yararına 3.081,72 TL hüküm altına alındığı görülmüştür. Davacı taraf bozmadan önce bu durumu fark ederek mahkemeden maddi hatanın düzeltilmesini istemiş mahkemece gerekçe belirtmeden bu istek 30.3.2012 tarihli ek karar ile reddedilmiş ancak bu ret kararınına karşı da temyiz yoluna başvurulmamıştır. Yargılama giderlerine dair mahkeme kararları temyize tabidir. Somut olayda davacı taraf kendi yararlarına eksik hesaplandığını fark ettiği avukatlık ücretine ilişkin mahkeme kararını temyiz etmediğinden artık bu durum davalı lehine kazanılmış hak oluşturacağından mahkemece bozma öncesinde verileni (771,22 TL'sını) aşacak şekilde avukatlık ücretine hükmedilemez.
3- 492 sayılı Harçlar Kanunu 8. maddesinde bir hükmün bozulmasını mütaakıp verilecek hükümlerden yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınacağı ve bozulan hükümden evvelce alınmış olan karar ve ilam harcı, mütaakıp hükme ait harçtan mahsup olunacağı düzenlenmiştir. Özel düzenlemeler dışında kural olarak yargı harçları aleyhine hüküm kurulan tarafa yüklenir. Harç kamu alacağı olduğundan konunun re'sen dikkate alınması gerekir. Karar tarihinde anılan kanununu (I) sayılı Tarife'si uyarınca nisbi harcın hüküm altına alınan tutarın binde 68,31 oranında olduğu belirtilmiştir. Somut olayda bu orana göre alınması gereken harç tutarı 2.205,57 TL olup davacı nisbi harç olarak toplam 1.1917,95 TL harç giderini ödediği dosya kapsamından anlaşıldığı halde mahkemece bakıye 287,62 TL harç gideri yerine daha yüksek tutarın hüküm altına alınması hatalı olmuştur.
Ancak belirtilen bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan mahkeme kararının hüküm fıkrasının 5. bendinde yer alan “ 934,97 TL harcın” şeklindeki rakam ve sözcüklerinin silinerek yerine “287,62 TL harç giderinin” yine hükmün 8. bendinde yer alan “3.981,72 TL vekaleti ücretin” şeklindeki rakam ve sözcüklerinin silinerek yerine “771,72 TL avukatlık ücretinin” rakam ve sözcüklerinin yazılarak hükmün bu düzletilmiş şekli ile ONANMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy