MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal ... genel tatili, yıllık izin ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin Ocak 2002 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, ücret alacaklarının ödenmemesi sebebi ile 23.11.2007 tarihinde istifa ettiğini, aylık net 850,00 TL ücret aldığını, 100,00 TL kıdem tazminatının, 100,00 TL yıllık izin ücret alacağının, 100,00 TL ücret alacağının, 2.500,00 TL fazla çalışma alacağının, 100,00 TL hafta tatili alacağının, 100,00 TL genel tatil alacağının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili davacının hiçbir şekilde TGL ... Aş'de çalışmadığını,davacının Tetik Nak AŞ'de aynı firmaya ait araçta çalıştığını,bahsi geçen tüm firmaların ayrı iş kolunda çalışan ayrı işi yapan ortakları ve kurucuları ayrı olan firmalar olduğunu,davanın reddine, TGL Tet ... A.Ş. yönünden ise husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, her 3 davalı şirketinde kardeş şirket olduğu anlaşıldığından her davalıların müştereken sorumlu oldukları, işçilik alacaklarının ödendiği davalı tarafça ispatlanamadığından iş akdini feshetmekle haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kısa karar tefhim edildikten sonra gerekçeli kararın hüküm fıkrasında faiz başlangıç tarihleri tavzih edilmiştir. Tavzihle hüküm fıkrası değiştirilemeyeceği gibi hükme ... bir fıkra eklenmesi de mümkn değildir. Davacı, gerekçeli kararın tebliği üzerine
dava ve fesih tarihlerindeki yanlışlığın düzeltilmesi için temyiz yoluna başvurması gerektiği halde tavzih yoluna başvurmuş mahkemece dosya üzerinde yapılan incelemede tavzih incelemesi kabul edilerek dava tarihi ve fesih tarihleri yönünden hüküm fıkrası değiştirilmiştir. Tavzihle hükümdeki müphem veya muğlak yönlerin düzeltilmesi sağlanabilirse de hüküm fıkrasının değiştirilmesi veya hükme ... bir fıkra eklenmesi mümkün değildir. Tavzih istemi, usul ve yasaya aykırı şekilde karşı tarafa tebliğ edilmediği gibi, hükmü tavzih yolu ile değiştiren mahkeme kararı ve kısa karar arasında çelişki meydana gelmiştir. Kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı ilamı gereğince bozma sebebidir. Bu sebeplerle 08.11.2012 tarihli tavzih kararı ile hüküm fıkrasının değiştirilmesi, anılan tavzih kararının bozulmasını gerektirmiş olup bozma sebebine göre sair temyiz sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.12.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy