MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, dini ve milli ..., yıllık izin ve hafta tatili ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 2002 yılından 2009 yılına kadar tarihleri sıcak hadde işçisi olarak en son net 1.220,00 ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin iş yokluğu nedeniyle işverence bildirim süresi verilmeksizin feshedildiğini, senetler halinde kıdem tazminatı ödeneceğinin bildirildiğini ancak ödemelerin eksik olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, kıdem tazminatı faizi, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ulusal ... ve genel tatil ücreti ile fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının günlük yevmiyeli işçi olduğunu, iş sözleşmesinin kendisi tarafından sona erdirildiğini, ücretinin günlük brüt 26,81 TL olduğunu, davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, davacının diğer taleplerinin de yerinde olmadığını, ibraname ile bu hususun sabit olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesini feshetmekte haklı olduğu, kıdem tazminatı, kıdem tazminatı faizi ve yıllık izin ücreti alacakları bulunduğu, diğer taleplerinin ise yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı ile yıllık izin ücretlerinin ödenip ödenmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kullanıldığı anlaşılan ya da ücretinin ödendiği belirlenen yıllık izin süreleri tamamen düşülerek hesaplama yapılmamıştır. Bu noktada özellikle davalının bilirkişi raporuna itirazında sunduğu belgelere göre yeniden bir değerlendirme yapılması zorundur. Bu şekilde eksik inceleme ile fazladan yıllık izin ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
3-Davacı 1086 sayılı Kanun zamanında kısmi dava olarak davasını açmış olup, dava edilen yıllık izin tutarına dava tarihinden, ıslah edilen yıllık izin tutarına ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi de isabetsizdir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.