MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili, eksik ve hiç ödenmeyen ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve ödenmeyen ücret alacakları istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Ücret alacağında ve ihbar tazminatında uygulanması gereken faizin türü konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Kanunu'nun 34. maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır. Maddede sözü edilen ücret geniş anlamda ücret olup, çalışma karşılığı ücretler ile ikramiye, pirim, jestiyon ve benzeri ödemeler ve fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretleri de bu kapsama dahildir. İşe iade davası ile tespit edilen en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için de 4857 sayılı Kanun'un 34. maddesinde sözü edilen özel faiz türü uygulanmalıdır.
Öte yandan, ihbar tazminatı bakımından uygulanması gereken faiz oranı değişen oranlara göre kanuni faiz olmalıdır. Bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde faklı bir faiz türü öngörülmüşse, kanuni faizin altında olmamak kaydıyla kararlaştırılan faiz uygulanır.
Somut olayda, davacı, ödenmeyen ücret alacağı yönünden bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin işletilmesini talep etmesine rağmen, mahkemece kanuni faize Karar verilmesi; ayrıca, davacı, ihbar tazminatı yönünden kanuni faizin işletilmesini talep etmesine rağmen, mahkemece, bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle hüküm fıkrasının 1. ve 2. bentlerinin silinmesine, yerlerine,
“1-Ödenmeyen ücret alacağı talebinin KABULÜ İLE, Net 2.750 EURO nin 1.000 EURO sunun dava tarihinden bakiye miktarına ıslah tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-İhbar tazminatı alacağı talebinin KABULÜ ile Net 1.633,33 EURO nun 10 EURO nun dava tarihinden itibaren, bakiyesine ıslah tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 04.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.