MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait iş yerinde 15.07.2010-04.04.2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yapmasına ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmaya devam etmesine rağmen hak kazandığı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait işyerinde 15.03.2011-22.03.2011 tarihleri arasında çalışan davacının işten kendi isteği ile ayrıldığını ve hak kazandığı tüm ücretlerinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalıya ait işyerinde 15.08.2010-04.04.2011 tarihleri arasında çalıştığı, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu, davacının fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma iddiasını tanık beyanları ispatladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı , ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günleri çalışma ücret alacaklarının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günleri çalışma iddiasının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışma ile ulusal bayram genel tatil günlerinde ki çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Fazla çalışma ile ulusal bayram genel tatil günleri çalışma karşılığı ücret alacaklarının, yazılı belgeler ve işveren kayıtları yerine taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları ile ispatlanması durumunda, hastalık, özel izin gibi sebeplerle davacı işçinin çalışmadığı günlerin olacağı dikkate alınarak bu alacaklardan indirim yapılması gerektiği Yargıtay’ca son yıllarda istikrarlı uygulama halini almıştır.
Somut olayda, davacı işçinin fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil günleri çalışma iddiası takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarına göre hesaplandığı halde, mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43, 44 maddeleri uyarınca makul bir oranda hakkaniyet indirimi yapılmadan karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.