MAHKEMESİ:... Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı işveren nezdinde ... Devlet Hastanesi’nde 2006-2010 yılları arasında çalıştığını, ... sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir sebep yokken feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının belirli süreli ... sözleşmesiyle çalıştığını, sürenin sona ermesiyle sözleşmenin sona erdiğini, ihbar tazminatı ve kıdem tazminatına hak kazanamadığını, fazla çalışma iddiasının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının belirsiz süreli ... sözleşmesiyle çalıştığı, ... sözleşmesinin haklı bir sebep yokken işveren tarafından feshedildiği, davacının davasında kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının belirsiz süreli ... sözleşmesiyle çalıştığı, ... sözleşmesinin haklı bir sebep yokken işveren tarafından
feshedildiği, davacının davasında kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetlidir.
Ancak tek bir davalı olmasına rağmen hüküm kısmında “davalılardan müştereken ve müteselsilen” denilerek hükümde karışıklığa sebep olunması hatalıdır. Yine karar tarihinde yürürlükte bulunan Asgari Avukatlık Ücreti Tarifesinin 12. maddesi uyarınca davacı lehine vekalet ücretinin belirlenmesi gerekirken davacı lehine 1.320,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir. Bununla beraber bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ : 1-Temyize konu olan kararın hüküm kısmında yer alan “davalılardan müştereken ve müteselsilen” ifadelerinin hükümden çıkartılarak yerine “davalıdan” ifadesinin eklenmesi,
2-Yine kararın hüküm kısmının davacı lehine vekalet ücretine ilişkin 6. fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine “Kabul edilen miktar dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Asgari Avukatlık Ücreti Tarifesininin 12. maddesi uyarınca 504,24 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.