MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA:Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, icra-inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait hastanede uzman doktor olarak görev yaptığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede aylık 1.000,00 TL sabit ücret yanında performansa bağlı ücret ödemesinin kararlaştırıldığını, çalışma süresi boyunca sabit ücretin ödenmekle birlikte diğer hak kazandığı ücret alacağının ödenmediğini beyanla, ücret alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödenmemiş ücret alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ücret alacağının tahsili talebine ilişkindir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “4857 sayılı İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir.
Somut olayda, taraflar arasındaki ilişkinin iş sözleşmesine dayandığı ve uyuşmazlığın çözümünün iş mahkemelerinin görevine girdiği dosya kapsamıyla sabittir. Bu halde, davaya iş mahkemesinde ya da iş mahkemesinin bulunmadığı yargı çevrelerinde bu işlere yetkili asliye hukuk mahkemesinde iş mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekir. Dava dilekçesinde, davanın iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesine açıldığı belirtilmediği gibi, Mahkemece de davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakıldığına dair bir ara kararı tesis edilmemiş; nihai kararda da davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakıldığı belirtilmemiştir. Bu durumda davaya asliye hukuk mahkemesinde iş mahkemesi sıfatıyla bakıldığı kabul edilemez.
Anılan sebeple, Mahkemece, yargı çevresinde müstakil iş mahkemesi varsa görevsizlik kararı ile dosya görevli ve yetkili iş mahkemesine gönderilmeli, yoksa bir ara kararı ile davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakıldığının belirtilmesi suretiyle dava görülüp sonuçlandırılmalı, nihai karar başlığında da davaya iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde bakıldığı belirtilmelidir. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.