MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, fazla mesai ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalı ... avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, ödenmeyen fazla çalışma alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı ..., husumet itirazında bulunarak davanın reddini, diğer davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın kanuni süresinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, karar; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 17.09.2012 tarih ve 2011/32752 esas-2012/29819 karar sayılı ilamı ile fazla çalışmanın haftalık dokuz saatten hesaplanması gerektiği ve davalı Bakanlık harçtan muaf olduğu için harca mahkum edilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle bozulmuştur.
Bozmaya uyan mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı ... vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Dairemizce, fazla çalışma asıl alacaktan yapılan indirimler sebebiyle reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmektedir.
Dosya içeriğine göre; bozmaya uyan mahkemece ek bilirkişi raporu aldırılmış, bilirkişi tarafından haftada dokuz saat üzerinden fazla çalışma hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunda, davalı Bakanlığın sorumluluğu zamanaşımı defi de dikkate alınarak 2.263,91 TL ./..
ve davalı şirketin sorumluluğunu 4.049,17 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece bu alacaklardan yüzde otuz indirim yapılarak, Bakanlığın 1.584,73 TL' den şirketin ise 2.834,41 TL' den sorumlu olduğu belirtilerek; davacının ıslahı olmadığından taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı Bakanlığın sorumluluğu, zamanaşımı defi de değerlendirildikten sonra 2.263,91 TL olarak belirlendiğine göre, yapılan indirim hakkaniyet indirimine dayanmakla davalı Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Zira davacı 2.000,00 TL talep etmiş olup, davalı Bakanlık yönünden hakkaniyet indirimi dışında reddedilen alacağı bulunmamaktadır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/8. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ : Temyiz konusu kararın hüküm fıkrasında yer alan “Avukatlık ücret tarifesi gereğince 440,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı ... bakanlığına verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin hükümden tamamen çıkartılarak hükmün düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 10.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.