MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, prim, hafta tatili, genel tatil, kötüniyet tazminatı, fazla çalışma ve silah taşıma tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ilah taşıma tazminatı, kötüniyet tazminatı, prim, hafta tatili , genel tatil ve fazla çalışma alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının kendi işçileri olmadığını, ihale makamı olduklarını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından sair temyiz itirazları incelenmeksizin, 6100 sayılı HMK.'nın 297, 298/2 ve 321. maddelerinde belirtilen zorunlu unsurların hiç birisini taşımadığı anlaşılan hükmün usulden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacı işçinin çalışma süresi, fazla mesai ve genel tatil çalışması yapıp yapmadığı ve bu çalışmalardan kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
Davacının fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti talebi de davalı ile husumetli olan tanıkların beyanları esas alınarak hesaplanmış ve hüküm altına alınmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki işverene karşı davası olan tanık beyanına itibarla fazla çalışmaya ve genel tatil alacağına ilişkin isteğin hüküm altına alınması mümkün değildir. Bu istek yönünden yapılmış olan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu açıktır. Davacı alt işveren işçisi olduğuna ve taraflar da delil olarak işyeri kayıtlarına dayandığına göre; davalı asıl işveren ile alt işveren arasındaki alt işverenlik ilişkisini oluşturan hizmet alım sözleşmeleri, dayanağı şartnameler ve asıl işveren tarafından alt işveren işçilerinin çalışma düzenine yönelik olarak tanzim edilmiş olması gereken kayıt ve belgeler getirtilmeden, alt işverenlerden dava konusu istek ile ilgili kayıt ve belgeler celbedilmeden az önce değinildiği üzere dava sonucunda yararı olan tanıkların beyanı ile yetinilerek sonuca gidilmesi doğru değildir. Davacının alt işveren işçisi olarak çalıştırıldığı işyerinde alt işverenin çalıştırdığı işçilerin çalışma düzeniyle ilgili olarak davalı asıl işveren tarafından düzenlenmiş belgeler, devam çizelgeleri, nöbet teslim defteri gibi belgelerin bulunup bulunmadığı araştırılmalı varsa bu belgeler ile hizmet alım sözleşmeleri ve dayanağı şartnameler getirtilmeli, asıl işverene yapılan ödemelere ilişkin hakediş belgeleri celbedilmeli, ihale edilen işin kapasitesi saptanmalı, alt işverenlerin ihale ile üstlendikleri hizmetleri yerine getirirken ihale bedelini aşmalarının mümkün olamayacağı da dikkate alınarak toplanacak deliller ve tüm dosya içeriği yeniden bir değerlendirmeye tabi tutmalı, günlük ve haftalık yasal çalışma süreleri aşılmış ise fazla çalışma talimatının kim tarafından verildiği saptanmalı ve tüm bu hususlara ilişkin araştırmalar yapıldıktan sonra gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda değinilen yönler dikkate alınmadan ve özellikle iddiayı doğrulayıcı niteliği olan kayıt ve belgelere ulaşılmadan inandırıcılıktan uzak tanık beyanı ile yetinilerek fazla çalışma ile genel tatil isteklerinin hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy