MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai, prim alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 26.07.2003-11.02.2010 tarihleri arası davalı şirkette çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini beyanla işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya kıdem tazminatının ödendiğini, davacının fazla mesai yapması halinde ücretinin ödendiğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışması halinde ücretlerinin ödendiğini, davacının prim alacağı olmadığını, davacının ücretine ilişkin beyanlarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu kıdem tazminatı,prim, fazla mesai ve genel tatil ücreti alacağı taleplerinin kabulüne, hafta tatili ve ihbar tazminatı alacağı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Prim alacağı, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunu teşkil etmektedir.
Prim, işçinin mal veya hizmet üretiminde daha istekli hale gelmesi ve başarısının artması için işverence ödül niteliğinde verilen ek ödemeler şeklinde tanımlanabilir. Prim ödemesinden amaç, işçinin dava verimli bir şekilde çalışmaya özendirilmesidir.
Davacı vekili, müvekkiline ödenmesi gereken primin ödenmediğini iddia ederek bu alacağın hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece istek hüküm altına alınmıştır.
Dosya içeriğine göre, prim adı altında yapılan ödemenin koşulları belirlenmiş değildir.
Yargılama sırasında dinlenen tanıkların davacının çalıştığı bölümde satışı yapılan dava dışı şirketin ürünleri için dava dışı şirket tarafından ödeme yapıldığı şeklindeki ifadeleri ve emsal dosyalar dikkate alınarak yeterli ve inandırıcı delillerle ispatlanamayan prim alacağı talebinin reddi yerine, yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacının giydirilmiş ücretinin hesabında, yılda üç maaş ikramiye aldığı kabul edilmiştir. Davacı işçi davalı işyerinde ikramiye uygulaması olduğunu ileri sürmüş olmakla birlikte, anılan ödemeye ilişkin düzenleme bulunmadığı gibi ikramiye ödemesi yapıldığını gösterir ücret bordrosu mevcut değildir.
Davacı tanıkları ikramiye ödemesi olduğunu ifade etmiş olmakla birlikte bu beyanlar diğer kanıtlarla desteklenmemektedir. Bu nedenle işyerinde ikramiye uygulaması olduğu kesin olarak belirlenemediğinden anılan isteğin reddi gerekirken kabulü isabetsizdir.
İkramiye uygulaması olmadığı kabul edildiğine göre anılan kalem dışlanarak giydirilmiş ücretin belirlenip alacakların yeniden hesaplanması gerektiği de mahkemece göz ardı edilmeden hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi