MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 21.06.2010 -08.09.2011 tarihleri arasında çalıştığını, işçinin fazla çalışma ücretlerini tahsil etmekamacı ile işveren aleyhine dava açması üzerine, işveren tarafından Bursa tesislerinde görevlendirildiğini ve bu görevlendirmeyi kabul etmemesi sonucunda da iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini ve işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından iş sözleşmesindeki nakil yetkisine dayanılarak işçinin Bursa ilindeki tesislerde görevlendirildiğini, davacının bu görevi kabul etmemesi nedeni ile iş sözleşmesinin 25/II. g. - h. bendi gereğince haklı nedene dayalı feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin, işverence geçerli nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, sözleşmedeki nakil yetkisine dayalı olarak gerçekleştirilen görev yeri değişikliğinin işçi tarafından kabul edilmemesi üzerine işveren tarafından geçerli nedenle feshedilip edilmediği noktasında uyuşmazlık söz konusudur.
Taraflar arasında imzalanan iş Sözleşmesinde "işveren personeli kendisine bağlı Türkiye genelindeki tüm iş yerlerinde geçici veya sürekli çalıştırabilir personel de işyeri değişikliğini kabul ve muvaffakat eder. Davacı görevlendirmeyi kabul etmediği takdirde işveren iş sözleşmesini haklı nedenle fesheder " yönünde düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenleme ile işveren nakil yetkisi tanındığı, işverenin 11.08.2011 tarihinde davacıyı Bursa bölge deposunda görevlendirildiği ve davacı işçinin 18.08.2011 tarihli cevabı ile çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliğinde olduğunu ileri sürerek bu görevlendirmeyi kabul etmediği sabittir.
Ancak davacı işçinin, işveren tarafından görev yeri değişikliği yapılmasından kısa bir süre önce 24.06.2011 tarihinde, Ankara 6. İş Mahkemesinin 2011/756 esas sayılı dosyası üzerinden fazla çalışma ücret alacaklarının tahsili amacı ile işveren aleyhine dava açtığı anlaşılmaktadır. Davacı işçi sözleşmedeki nakil yetkisinin işverence kötüye kullanıldığını ileri sürmektedir.
Nakil yetkisinin kötüye kullanıldığı ileri sürüldüğünde nakli zorunlu kılan objektif nedenlerin varlığı ortaya konulmalıdır. Davalı işverence nakli zorunlu kılan objektif nedenlere ilişkin delil ibraz edilmemiştir.
Davacının Anayasa ile güvence altına alınmış şikayet ve dava hakkını kullanması nedeni ile nakle tabi tutulması halinde nakil yetkisinin iyi niyet kurallarına uygun kullanılmadığı sonucuna varılmalıdır. Bu durumda işe iade davasının kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacınm kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre1.320,000 TLvekâletücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 462,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alman temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 22.10.2013 tarihinde karar verildi.