MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 21/05/2013
NUMARASI : 2012/111-2013/198
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.11.2014 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 7. maddesi sigortalılığın başlangıcını, 8. maddesi ise sigortalılığın bildirim ve tescilini düzenlemektedir. Kanunda da açıkça belirtildiği üzere sigortalılığın başlatılması ile bunun bildirimi birbirinden farklı konulardır. 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi ile aynı Kanun'un 7/1-a maddesine göre; hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, çalışmaya başladıkları tarihten sigortalı sayılırlar. İşçinin işe giriş tarihini, fiilen işe başladığı tarih yerine sonraki bir tarihte bildirmek mümkündür. Somut olayda, işveren ile davacı işçinin 12.07.2011 tarihinde düzenlemiş oldukları tutanakta “SGK işe girişlerinin 12.07.2011 tarihinde yapılmasını müteakip 13.07.2011 tarihinde fiilen işe başlanılacaktır” ifadesini yasal düzenleme doğrultusunda anlamak gerekir. Tutanağın amacı işçinin işe başlatılması ve fiilen işe giriş tarihinin kuruma bildirilerek sigortalılığın başlatılmasıdır. Yani işe başlatılmada ve sigortalılığı başlatmada işçiye güven verilmesidir. Yerel mahkemenin SGK İl Müdürlüğüne 13.11.2011 tarihinde yazmış olduğu müzekkerede “İşe iade davası kazanan işçinin işverene işe başlatılmak için müracaat ettiğinde ve işverenin de işçiyi işe davet ettiğinde, bu şekilde işe başlayacak işçinin kuruma tekrar bildiriminin işçinin işe başladığı günden önce mi yoksa aynı gün mü yapılması gerektiği…” hususunun sorulması ve anılan kurumdan gelen cevabi yazıda, gerekli belgelerin internet yerine fiziki olarak verilmesi, bildirimin kesinleşen mahkeme kararının işçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 işgününün içinde bulunduğu ayı takip eden ayın 23’ünde verilmesi gerektiği bildirilmiştir. Dolayısıyla işverenin, fiilen işe başlayacak olan bir işçiyi bir gün öncesinden kuruma bildirme yükümlülüğü yoktur. Tutanakta da “işe girişin 12.07.2011 tarihinde yapılması”ndan söz edilmiştir. Önemli olan, yasal süre içinde işe giriş bildiriminde bulunulması, işe giriş tarihinin gerçeğe uygun olarak gösterilmesi ve işçinin aynı koşullarda işe başlatılmasıdır. Bu nedenle işverenin işe başlatmada samimiyetsiz olduğunu söylemek isabetli olmadığından sayın çoğunluk görüşünün onama kararına katılmıyorum. 25.11.2014
Full & Egal Universal Law Academy