(4857 S. K. m. 18) (5393 S. K. m. 49)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı belediyede 15.4.1997-14.11.2012 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkiline gönderilen ihtarnameyle emekliliği hak ettiğini ve tebliğ tarihinden itibaren altı iş günü içerisinde emeklilik işlemleri için kuruma müracaat etmesi gerektiği aksi halde iş sözleşmesinin feshedileceğinin bildirildiğini, çalışmak isteyen müvekkilinin 14.11.2012 tarihinde davalı kuruma müracaat ettiğini ancak aynı gün iş sözleşmesinin feshedildiğinin kendisine tebliğ edildiğini, bildirilen gerekçenin haklı olmadığını, davalı kurumda yıllık personel gideri toplam bütçe gelirinin %30'unu aşmadığını, son iki yıl içerisinde önceki dönemlere ait personelin tasfiyesine gidilerek onların yerine 2500-3000 civarında müteahhit vasıtasıyla personel alımı gerçekleştiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatla boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin uygulama zorunluluğunun bulunduğunu, bu kanuni zorunluluk sebebiyle kamu giderlerinin azaltılması amacıyla norm kadro ve personel istihdamı gereği personel fazlalığı sebebiyle emekliliğe hak kazanmış kişilerin iş sözleşmelerinin haklı sebeple fesih edildiğini, davacının işe iade talebinin haksız olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, emekliliğin tek başına iş sözleşmesinin feshi için haklı sebep olmadığı, emekliliği hak eden ancak çalışmakta olan otuzbir kişinin isminin bildirildiği, ayrıca davalı kurumun otuz adet taşeron firmadan hizmet alımı yaptığı, hizmet alımı yapılan taşeron firmalara yeni işçiler istihdam edildiği, bu durumda davalı işverenin kamu giderlerinin azaltılması amacıyla norm kadro ve personel istihdamı kuralını objektif olarak uygulayamadığı, feshin haklı sebeple yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut Diski Genel Müdürlüğüyle Genel-İş Sendikası arasında yapılan toplu iş sözleşmesinin işten çıkarılma başlıklı bölümünün 22. maddesinin (II) numaralı bendi; "İşyerinde, taşeronlaştırma ve özelleştirmeye yönelik olmayan ve taraflarca kabul edilebilecek bir tenkisat sebebi ortaya çıktığında, işçiler şu sıra izlenerek işten çıkarılırlar: 1) Kendi isteğiyle ayrılacak olanlar, 2) Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan emekliliğe hak kazanmış olanlar ..." hükmünü içermektedir.
Davacının iş sözleşmesinin feshine dair bildirimde fesih sebebi ve bildirim; "1- Dosyanızda mevcut, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün yazısına göre emekliliği hak etmiş bulunmaktasınız.
2- 5393 Sayılı Belediye kanunun "Norm kadro ve personel istihdamı" başlıklı 49. maddesi: Belediyenin yıllık toplam personel giderleri, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarın yüzde otuzunu aşamaz. Nüfusu 10.000'in altında olan Belediyelerde bu oran yüzde kırk olarak uygulanır. Yıl içerisinde aylık ve ücretlerde beklenmedik bir artışın meydana gelmesi sonucunda personel giderlerinin söz konusu oranlan aşması durumunda cari yıl ve izleyen yıllarda personel giderleri bu oranların altına ininceye kadar yeni personel alımı yapılamaz. Yeni personel alımı sebebiyle bu oranın aşılması sebebiyle oluşacak kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte Belediye Başkanından tahsil edilir. Personelin her türlü alacakları zamanında ve öncelikle ödenir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve hukuki gerekçelerle işbu tebligatın elinize ulaştığı tarihten itibaren altı iş günü içinde idareye başvurmanız halinde tüm haklarınız derhal ödenecek ve emekli edileceksiniz. Aksi taktirde 4857 Sayılı İş Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre, altı iş günü geçtikten sonra iş sözleşmesinin fesh edileceğinin bilinmesi tebliğen bildirir, gereğini rica ederim." şeklindedir.
Gerekçede yer verilen davalı belediyenin 12.4.2013 tarih ve 1004-2263 Sayılı "Emekliliği Hak Eden İşçi Personel" konulu yazısında iş sözleşmesinin fesih tarihine göre değil cevabi yazı tarihine göre emekliliği hak eden işçi personel listesinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; iş sözleşmesinin feshine dair bildirimin içeriğine göre davacının iş sözleşmesi işyerinde oluşan personel fazlalığı ve bunun sonucu olarak personel giderlerinin kanunda öngörülen limitleri aşması sebebiyle toplu iş sözleşmesinin 22. maddesinin (II) numaralı bendinde öngörülen kurala dayanılarak feshedilmiştir. Dosyaya sunulan, işyerinde fesih tarihi itibariyle yürürlükteki, toplu iş sözleşmesinin 22. maddesinin (II) numaralı bendinde, işyerinde taşeronlaştırma ve özelleştirmeye yönelik olmayan ve taraflarca kabul edilebilecek bir tenkisat sebebi ortaya çıktığında, kendi isteğiyle ayrılacak olanlardan sonra emekliliğe hak kazanmış olanların işten çıkarılacakları düzenlenmiştir. Dairemizin yerleşik uygulaması işyeri personel yönetmelikleri ya da toplu iş sözleşmelerinde yaşlılık aylığına (emekliye) hak kazanma hali genel ve objektif olarak uygulandığı taktirde fesih için geçerli sebep oluşturacağı yolundadır. Mahkemece, feshin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı yeterince araştırılmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, insan kaynakları uzmanı ve serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle, mahallinde işyeri kayıtları incelenerek, öncelikle, fesih tarihi itibariyle istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, feshin kaçınılmaz olup olmadığı, işverenin tutarlı davranıp davranmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Yapılacak araştırma neticesine göre, fesihte, toplu iş sözleşmesinin 22. maddesinin (II) numaralı bendi düzenlemesine uygun davranılıp davranılmadığı, özellikle emekliliğe hak kazanma sebebiyle feshin, fesih tarihi nazara alındığında işyerinde genel ve objektif olarak uygulanıp uygulanmadığı, işverenin keyfi davranıp davranmadığı tespit edilerek, tüm deliller yeniden değerlendirmeye tabi tutularak hasıl olacak neticeye göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy