MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar, işe başlatmama tazminatı ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.10.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, önce işe iade davası olarak açılmış, sonradan yapılan ıslah ile alacak davasına dönüştürülmüştür.
Dava açıldıktan sonra, işveren, davacı işçiyi işe başlatmış, ancak sonradan taraflar arasında çıkan anlaşmazlık sonucu iş ilişkisi sona ermiştir.
Mahkemece, açılan dava kabul edilmiş, davalı, bir kısım işçilik alacakları yanında işe başlatmama tazminatından da sorumlu tutulmuştur.
Davalı tarafın temyizi üzerine, mahkeme kararı, dairemizce oy çokluğu ile onanmıştır.
Kanaatimce yerel mahkemenin kararı hatalıdır.
İşe başlatmama tazminatına karar verebilmek için daha önce mahkemece verilmiş bir işe iade kararının olması zorunludur. Olayımızda böyle bir işe iade kararı mevcut olmadığına göre işe başlatmama tazminatına karar verilmesi hatalıdır.
Yine, dava devam ederken işe başlayan işçinin sonradan iş şartlarındaki değişikliği gerekçe göstererek iş ilişkisini sonlandırması karşısında ihbar tazminatına hak kazanamayacağı açıktır.
Mahkemenin ihbar tazminatına karar vermesi de hatalıdır.
Bu düşünceler ile yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği kanısında olduğumdan, aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 01.10.2013