MAHKEMESİ : Bakırköy 7. İş Mahkemesi
TARİHİ : 15/05/2013
NUMARASI : 2010/815-2013/341
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesini işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle haklı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının bir kısım haklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı aylık ücretinin 1.000,00 TL olduğunu iddia etmiş, davalı ise davacının 700,00 TL ücretle çalıştığını savunmuştur. Davacının hizmet süresi yanlış belirtilerek emsal ücret araştırması yapılmış ve İstanbul Ticaret Odası da davacının 725,00TL net ücretle çalışabileceğini bildirmiştir. Mahkemece, davacının iddia doğrultusunda 1.000,00TL ücretle çalıştığı kabul edilerek ve bu ücrete göre yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuşsa da yeterli araştırma yapılmaksızın ücretin tespit edildiği anlaşılmıştır. İşçinin meslek unvanı, meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından tekrar emsal ücretin ne olabileceği araştırılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi hatalıdır.
2-Davacının hafta tatili alacağına hak kazanıp kazanmadığı konusunda da ihtilaf bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı hafta tatillerinde çalıştığını iddia etmiştir. Ancak davacı tanıklarının çelişkili beyanları dikkate alındığında bu iddiasını yöntemince ispatlayamamıştır. Bu sebeple davacının hafta tatili ücreti talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
3-Taraflar arasında davacının fazla çalışma alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususu tartışmalıdır.
Somut olayda, davacının davalı işveren nezdinde 01.03.2006-06.09.2010 tarihleri arasında satış elemanı olarak çalıştığı, haftanın yedi günü 09.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını iddia ettiği, mahkemenin iddia doğrultusunda 1,5 saat ara dinlenmenin düşülmesi ile haftalık ortalama 25 saat fazla mesai tespit ettiği anlaşılmaktadır. Bu hesaplama davacının çalışma şekli ve tanıkların hafta tatili konusundaki çelişkili beyanları nazara alındığında dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Mahkemece, davacının haftanın altı günü, 09.00-21.00 saatleri arasında çalıştığı, 1,5 saat ara dinlenmesi yaptığı, buna göre haftalık 18 saat fazla mesai yaptığının kabulü ile fazla mesai alacağına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.12.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy