MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 04/06/2013
NUMARASI : 2011/352-2013/189
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, süvekkilinin davalıya ait iş yerinde 04.01.1988 tarihinde şoför olarak çalışmaya başladığını, 10.10.2010 tarihine kadar çalıştığını, bu tarihte hiçbir gerekçe gösterilmeden iş sözleşmesinin fesh edildiğini, kanuni haklarının ödenmediğini, beyanla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, fazla çalışma ücreti, izin ücreti alacağı, resmi tatil, bayram günleri alacağı, ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının da aralarında bulunduğu 10 dan fazla kişinin birlikte hareket ederek menfaat sağlamak amacıyla şoför ve muavinlerin uzun süreler sigortasız çalıştıklarını iddia ederek hizmet tesbiti ve alacak davaları açtıklarını, birlikte hareket ederek birbirlerine tanıklık yaptıklarını, davacının iş yeri kayıtları ve resmi kayıtlara göre 2 defa giriş çıkışının bulunduğunu, davacının kendisinin işten ayrıldığını, beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ile bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekilleri süresinde temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı temyizi yönünden;
Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, mahkemece imzalı ücret bodrolarından davacının asgari ücret ile çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Tanıklar beyanlarında davacının seferbaşı ücret alarak çalıştığını beyan etmişlerdir. Mahkemece asgari ücretle çalıştığı kabul edilerek ve bu ücrete göre yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuşsa da yeterli araştırma yapılmaksızın ücretin tespit edildiği anlaşılmıştır. İşçinin meslek unvanı, meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı, dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmuş, daha sonra 26.11.2012 tarihli ıslah dilekçesinde bu kez faiz talebinde bulunmamıştır. Mahkemece, ihbar tazminatı, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil, yıllık izin alacağının sadece dava dilekçesinde talep edilen miktar yönünden dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ise de, ıslah dilekçesinde açıkça faiz isteminde bulunulmaması sebebiyle belirtilen şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. İhbar tazminatı, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin alacaklarına ıslah ile artırılan miktar yönünden de ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmelidir. Bu hususta hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Davalı temyizi yönünden;
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai alacağı tanık beyanları dikkate alınarak hesaplanmıştır. Davacı şehirlerarası otobüs şoförü olarak çalışmaktadır. Bu tür çalışanların Trafik Kanunu'na göre çalışma saatleri sınırlı olduğu gibi,çalışma saatleri takometrelerle belirlenmektedir. Dosya kapsamında takometre kayıtlarının olmadığı gibi, dinlenen tanık beyanlarından da davacının fazla çalışma iddiası tereddüte yer vermeyecek şekilde ispatlanamamıştır. Bu halde mahkemece ispatlanamayan fazla mesai alacağının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulü hatalı olup bu hususta bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy