MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalı ile belirli süreli sözleşme yapıldığını, Ağustos 2004 ayı içinde sözleşmede belirtilen ücretin ödenmediğini ve yönetim kurulu başkanı tarafından iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ve bakiye süre ücretinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, yetki itirazında bulunduklarını, davacının 01.08.2004 tarihinde istifa ederek iş sözleşmesini kendi iradesiyle sona erdiğini, tazminat ve alacak haklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, taraflar arasında düzenlenen 30.07.2004 tarihli belirli süreli sözleşmenin taraflar bölümüne göre, belirlenen aylık ücretin her şart altında davacıya ödeneceği, ancak dönem sonu itibariyle kar edilmesi halinde kendisine düşen kar payının hak ettiği yıllık toplam ücretinden fazla olduğu takdirde bunun kar payından düşüleceği, sözleşmenin davalı işverenlikçe haksız olarak süresi bitiminden önce 08.09.2004 tarihinde feshedilmesi sebebiyle davacının 08.09.2004 tarihi ile sözleşmesinin bitim tarihi olan 30.07.2009 tarihleri arasındaki süreye ilişkin bakiye ücret alacağını davalı işverenden talep edebileceği ve iş sözleşmesinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğinden, davacının kıdem tazminatına da hak kazandığı gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, mahkemece verilen ilk kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2009/19841 esas, 2011/42536 karar sayılı, 03.11.2011 tarihli ilamıyla, “....Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bakiye ücret alacağının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen 30.07.2004 tarihli sözleşmenin 3. ve 4. maddelerinin taraflara
ayrı ayrı sorulup açıklığa kavuşturularak, öncelikle davacının çalıştığı dönemde her şart altında alacağı bir ücret miktarının olup olmadığı, şirketin karından hangi şartlarda pay alınacağı, sözleşmede belirtilen yıllara ilişkin zararların geri kazanılıp kazanılmadığı, bu dönemde davacıya ücret ödemesi yapılıp yapılmadığı hususlarında uzman bilirkişi heyetinden şirket defter ve kayıtları da incelenerek bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu anlaşılmıştır.
Kararı kanuni süresi içinde davalı şirket temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki belirli süreli iş sözleşmesinin süresinden önce feshine dayalı olarak işverence ödenmesi gereken kalan süreye ait ücretler konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 325. maddesinde, “İş sahibi işi kabulde temerrüt ederse, işçi taahhüt ettiği işi yapmaya mecbur olmaksızın mukaveledeki ücreti isteyebilir” şeklinde kurala yer verilerek işçinin kalan süre ücretini talep hakkı olduğu belirtilmiştir. Aynı hükme göre işçinin, sözleşme kapsamındaki işi yapmaması sebebiyle tasarruf ettiği miktar ile diğer bir işten elde ettiği gelirleri veya kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyler kalan süreye ait ücretler toplamından indirilmelidir. Bu konuda gerekli araştırmaya gidilmeli, işçinin sözleşmenin feshinden sonraki dönem içinde başka bir işten gelir elde ... etmediği ya da iş arayıp aramadığı araştırılarak indirim yapılmalıdır.
Somut olayda, davacının bakiye süre içinde sözleşme kapsamındaki işi yapmaması sebebiyle tasarruf ettiği miktar ile diğer bir işten elde ettiği gelirleri veya kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyler araştırılarak, kalan süreye ait ücretler toplamından indirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.