MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar, davacı ...’ın davalıya ait işyerinde iş sözleşmesi ile ve satış temsilcisi olarak çalıştığını, işe girerken işveren tarafından teminat amacıyla boş senet imzalatılıp diğer davacının kefil yapıldığını, iş sözleşmesi sona erince davalının senedi usulsüz olarak takibe koyduğunu iddia ederek, senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini ve takibin iptalini istemişlerdir.
Davalı, davacı ...’ın iş sözleşmesi ile ve satış temsilcisi olarak çalıştığını, işyerinde yapılan sayımda eksik çıkınca bu davacının zarar karşılığında senet verdiğini ve diğer davacının da senetteki borca kefil olduğunu, davacıların senet bedelini ödemeyince senedin icraya konulduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacı ...’ın iş sözleşmesi ile satış temsilcisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 26.12.2009 günü sona erdiği, takip konusu bononun tanzim tarihinin 01.12.2009 olduğu, dinlenen şahitlerin, satış temsilcilerinden işe girerken teminat amacıyla boş senet alındığını doğruladıkları, işverence davacı ... hakkında emniyeti suistimal suçundan yapılan şikâyet sonucunda Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, buna göre somut uyuşmazlığın iş sözleşmesinden kaynaklandığı, dinlenen şahit beyanlarından da, davalı şirketin bütün işçilerini, işe alırken bu tarzda senetler imzalattığı, işten ayrılırken bir kısım işçilerin teminat senetlerinin iade edildiği, bir kısım işçilerin senetlerinin ise iade edilmediği, senedin açıkça teminat amaçlı olarak alınmış olduğu, Yargıtay içtihatlarına göre de işçiye imzalattırılan bu tip teminat senetlerinin takibe konmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacılardan alınan takibe konu senedin iş sözleşmesinden kaynaklanan teminat senedi niteliğinde olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya içeriğinden, mahkemece verilen 2010/146 esas 2012/780 sayılı kararının Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 05.03.2013 tarihli 2013/5143 esas ve 2013/7709 karar sayılı ilamı ile, “....Somut olayda, her iki taraf da davacı ...’ın iş sözleşmesi ile ve satış temsilcisi olarak çalıştığını kabul etmektedirler. Davacı ...’ın iş sözleşmesi 26.12.2009 günü sona ermiş olup, takip konusu bononun tanzim tarihi ise 01.12.2009’.... Dinlenen tanıklar, satış temsilcilerinden işe girerken teminat amacıyla boş senet alındığını doğrulamışlardır. Davalı işverenin, davacı ... hakkında emniyeti suistimal suçundan yapılan şikâyet sonucunda Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.Yukarıda açıklanan durumlar karşısında somut uyuşmazlığın iş sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle iş mahkemesinin görevli olduğu göz ardı edilerek, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu, davacının, davalıya ait işyerinde 11.11.2008-26.12.2009 tarihleri arasında pazarlamacı olarak çalıştığı, Bursa 3. İcra Müdürlüğünde bulunan 01.01.2010 ödeme tarihli 26.649,06 TL'lik senette; borçlunun ..., alacaklının ..., ödeme tarihinin 01.01.2010 olduğu, senedin arka tarafında "teminat amaçlı verilmiştir" ibaresinin bulunduğu, ibarenin altında iki adet imza bulunduğu, imzaların kime ait olduğunun belli olmadığı, davalı şirketin, davacı hakkında, çalıştığı süre içinde uhdesindeki parasal işlerle ilgili zimmetine para geçirdiği iddiasıyla hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanmak suçu sebebiyle şikayette bulunulduğu, Cumhuriyet Başsavcılığınca, ihtilafın hukuki ihlaf olduğu sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, itiraz üzerine takipsizlik kararının kaldırılarak, bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişi raporunda, kanuna uygun tutulmuş ticari defterlere geçirilen tüm kayıtların birbirini doğrulaması gerektiği, iddia edilen miktarın davalının resmi kayıtlarını doğrulamadığı, alacağa konu senedin düzenleme tarihiyle tespit yapılan firmalarda alacak tarihlerinin 08.12.2009 tarihinden itibaren başlaması sebebiyle alacağa konu senedin, iddia edilen alacaklara konu senet olmadığı, davacının iddia ettiği gibi işe girerken alınan teminat senedi olduğu, hususlarının belirtildiği, bilirkişi raporu dikkate alınarak Cumhuriyet Başsavcılığınca, davacının şirkette çalıştığı dönem içerisinde hizmet sebebiyle görevini kötüye kullandığı yolunda müştekinin soyut iddiasından öteye aleyhine dava açmaya yeter başka bir somut delil görülemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davalının itiraz ettiği, ilgili ağır ceza mahkemesince itirazın reddedildiği ve takipsizlik kararının kesinleştiği, ibraname başlıklı yazıda, davacı ile yapılan mutabakat sonucunda, davacının 26.649,06 TL şirket parasını zimmetine geçirdiğinin tesbit edildiği, belgenin altında davacı ...'ında imzasının bulunduğu, ayrıca davacı ... ile davalı şirket arasında mutabakat sağlanarak hazırlanan belgede, davacının seksenbeş adet cari açığa ilişkin oluşan 26.649,06 TL'nin, davacının şahsına ait borç olduğu, bu borcun 10.000,00 TL'nin 15.01.2010 tarihinde kalanınında en kısa sürede ödeneceği hususunun davacı ... tarafından imzalanarak onaylandığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının imzaladığı mutabakata ilişkin belge ve ibraname birlikte değerlendirilerek, işyeri kayıtları üzerinde ayrıntılı inceleme yapılarak, sözkonusu belgelerde belirtilen malların davacı ...'a teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise teslim edilen malların ilgili müşterilere iletilip iletilmediği, iletilmiş ise tahsilatlarının yapılıp yapılmadığı, tahsilatları yapılmış ise işverene teslim edilip edilmediği araştırılarak, dava konusu senede
ilişkin davacıların borçlu olup olmadıkları saptandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi uusul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy