MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, kötü muamele ve baskıya maruz kaldığını, işi bırakmaya zorlandığını, işyeri yetkililerinin “eski çalışanların işi bırakması için her şeyi yapacağız, tazminat falan beklemeyin” gibi sözlerle maksatlarını belirttiklerini, 05.09.2008 tarihinde işyerinde gördüğü hakaret, kötü muamele ve zorla uzun süreli fazla çalıştırma sebepleri ile haklı olarak iş sözleşmesini sonlandırdığını ileri sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacıya karşı herhangi bir kötü muamele, hakaret veya uzun süreli fazla çalışma yaptırılmadığını, davacının kendi isteği ile keyfi olarak işi bıraktığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir..
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacının, davalıya ait işyerinde 16.12.2005-05.09.2008 tarihleri arasında gaz altı kaynak operatörü olarak, en son aylık net 1.000,00 TL ücretle çalıştığı, işverenin tazminatsız çıkışı sağlamak için işçilere baskı yaptığı, görevi olmayan işlerde çalıştırdığı, ayrıca işyerinde iki vardiya uygulaması ile sürekli fazla mesai yaptırmak suretiyle çalıştırıp fazla mesai ücretlerini de tam olarak ödemediği sebepleriyle, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu ve kıdem tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma yaptığı, dini bayramların ilk iki günü ve yılbaşı hariç ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığı, yıllık izin ücreti alacağı olduğu, hafta tatillerinde çalışmadığı, savunma ile çelişen ibranamenin geçersiz olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, süresi içinde davacı ve davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosya içeriğinden, mahkemece verilen 24.12.2009 tarihli kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 25/06/2012 tarih ve 2010/19800 esas, 2012/24341 karar sayılı ilamı ile “Davacı tanık olarak dinlendiği Bursa 5. İş Mahkemesinin 2008/1053 esas sayılı dosyasında, dini bayramların ilk 2 günü ve yılbaşı günlerinde çalışılmadığını bildirmiş olup, ulusal bayram genel tatil ücret alacağının buna göre hesaplanması gerekirken sadece dini bayramların ilk 2 gününü dışlayarak hesap yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması ile aksine bir toplu iş sözleşmesi hükmü ya da yazılı sözleşme yoksa hafta sonunda çalışmanın hafta tatili çalışması olmayacağı gözetilerek hafta tatili ve yıllık izin ücretlerinin tespit edilmesi gerekirken, davacının haftanın 6. günündeki çalışmasının hafta tatili çalışması olacağının kabulüyle, hafta tatili ve yıllık izin ücreti hesaplayan bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır,” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu anlaşılmıştır.
2. Davacının haftanın 6. günündeki çalışmasının fazla çalışma olup olmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesine göre haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda mahkemece, aksine bir toplu iş sözleşmesi hükmü ya da yazılı sözleşme olmadığından, davacının haftanın altıncı günü çalışmasının, hafta tatili çalışması değil fazla çalışma olacağı gözetilmeden fazla çalışma ücretinin hesabında bu çalışmanın dikkate alınmaması hatalıdır. Haftanın altıncı günü çalışmanın fazla çalışma olduğu kabul edilerek, ilk kararı davacının temyiz etmediği sebebiyle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak durumuda dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.