MAHKEMESİ:... Mahkemesi
DAVA:Davacı, işletme yetki tespitinin iptali ile davalı sendikanın davacı şirketin işyerlerinde işletme sözleşmesi yapmaya yetkili olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; tespit tarihinde ...'da davacı şirkete ait işyeri bulunmadığını, davacı şirketin 31.12.2012 tarihi itibariyle beş işyerinin bulunduğunu ve toplamda 94 kişinin çalışmakta olduğunu, ilk işyeri ve şirket merkezi olan ... Sok. No:16 Anadoluhisarı-.../... adresinde 24 kişinin çalıştığını, ikinci işyeri olan ... ... Cad. Galeria ... Merkezi, No.165 .../... adresinde 13 kişinin çalıştığını, üçüncü işyeri olan ... 5. Sanayi Sitesi 7419/1 Sok No:1/1K. K:2 .../... adresinde 5 kişinin çalıştığını, dördüncü işyeri olan ... Büyük ... Paz. 10519 Sok No:1/F ... ... adresinde 3 kişinin çalıştığını ve nihayet son işyeri olan ... Ant. Organize Sanayi 1. ... 4. Cad. No:7 .../... adresinde 49 kişinin çalıştığını, davalı sendikanın davacı şirkete ait işyerlerinde işletme toplu ... sözleşmesi yapmak için gerekli çoğunluğa sahip olmadığını, yine davalı sendika üye sayısına itiraz ettiklerini iddia ederek bakanlığın olumlu yetki tespitinin iptalini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili; bakanlık tespitinin yerinde olduğunu ve davacının ileri sürdüğü diğer işyerlerinin farklı işkolunda yer aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Sendika vekili; davacının ileri sürdüğü işyerlerini farklı işkollarında yer alması sebebiyle işletme kapsamında yer almadığını ve bakanlık tespitinin doğru olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ... ... Sendikasının örgütlendiği işkolunda faaliyet gösterdiği anlaşılan ... ilinde bulunan işyerinde 31.12.2012 tarihi itibariyle 47 işçinin çalıştığı toplam 24 işçinin sendikaya üye oldukları, böylelikle kanunun aradığı çoğunluğun sağlandığı farklı ... kolundaki diğer işyerinde çalışan işçi sayısının hesaba katılmasının mümkün olmadığı, ... adresinde çağrı tarihinde şirketin işyerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu ... Sözleşmesi Kanunu’nun geçici 6. maddesinin 3. fıkrasında “Ocak 2013 istatistiklerinin yayımlandığı tarihe kadar, Bakanlığa yapılmış olan yetki tespit başvuruları ile taraf oldukları bu Kanunun yürürlüğünden önce imzalanmış toplu ... sözleşmesi Ocak 2013 istatistiklerinin yayımı tarihinden sonra sona erecek olan sendikaların, bir sonraki toplu ... sözleşmesiyle sınırlı olmak üzere yapacakları yetki tespit başvuruları mülga 2822 sayılı Kanunun 12’nci maddesine göre Bakanlıkça yayımlanmış Temmuz 2009 istatistiklerine ve mülga 2822 sayılı Kanunda belirtilen hükümlere göre sonuçlandırılır.” denilmiştir. Dava tarihinden sonra 10.01.2013 tarihinde hükme yeni bir cümle eklenmiştir. Söz konusu cümle ise, “Ancak, en son yayımlanan 2009 istatistiğinde toplu ... sözleşmesi yapma yetkisi için başvuru hakkına sahip işçi sendikalarının 7.11.2012 tarihinde ve sonraki bu fıkraya göre yapacakları yetki tespit talepleri, 41 inci maddede yer alan işyeri veya işletme çoğunluğu şartlarına göre sonuçlandırılır.” şeklindedir.
Belirtilen hükümler uyarınca somut olayda yetki tespiti başvurusu tarihi 31.12.2012 tarihi olduğundan uyuşmazlık 6356 sayılı Kanun hükümlerine çözüme kavuşturulacaktır.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu ... Sözleşmesi Kanunu'nun “Yetki” başlıklı 41. maddesinde “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde üçünün üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu ... sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu ... sözleşmesi yapmaya yetkilidir. İşletme toplu ... sözleşmeleri için işyerleri bir bütün olarak dikkate alınır ve yüzde kırk çoğunluk buna göre hesaplanır. İşletmede birden çok sendikanın yüzde kırk veya fazla üyesinin olması durumunda başvuru tarihinde en çok üyeye sahip sendika toplu ... sözleşmesi yapmaya yetkilidir… Bakanlık, yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde kendisine gönderilen üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan işçi bildirimlerini esas alır.” hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un “Yetki Tespiti İçin Başvuru” başlıklı 42. maddesinde, “Toplu ... sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir. Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı ... günü içinde bildirir. İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir. Sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz…” düzenlemesi yer almıştır.
Yine aynı Kanun'un “Yetki İtirazı” başlıklı 43. maddesine göre ise, “Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı ... günü içinde mahkemeye yapabilir. İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde üçünden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz. İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı ... günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve karar temyiz edildiği takdirde Yargıtay tarafından on beş gün içinde kesin olarak karara bağlanır. 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı ... günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde üçünü üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır. İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur” hükümleri yer almıştır.
Diğer taraftan 6356 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 2. fıkrasında, “Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu ... sözleşmesi ancak işletme düzeyinde yapılabilir.” denilirken 4. fıkrasında ise, “İşletme toplu ... sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranılan niteliğe sahip olup olmadıklarına ilişkin uyuşmazlıklar, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede on beş gün içinde karara bağlanır. Kararın temyizi hâlinde Yargıtay on beş gün içinde kesin olarak karar verir.” hükmüne yer verilmiştir.
Yine aynı Kanun’un 5. maddesinin 2. fıkrasında, “Yeni bir toplu ... sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz.” düzenlemesi yer almıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, 6356 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenlemenin yetki süreci devam ederken ortaya çıkan ve çözümü aynı maddenin 1. fıkrasında özel olarak düzenlenen işkolu tespit prosedürü ile mümkün olan işkolu uyuşmazlıklarıyla sınırlı olarak değerlendirilmesi gereklidir. Ancak gerek 6356 sayılı Kanun’da gerekse mülga 2822 sayılı Kanun’da işletme kapsamına ilişkin uyuşmazlıkların bekletici mesele yapılamayacağına dair yukarıdaki düzenlemeye benzer bir düzenleme yer almamaktadır. Ayrıca işletme toplu ... sözleşmesi yapılmasına ilişkin kural kamu düzenine ilişkindir. Bu sebeplerle işletme kapsamına ilişkin bir uyuşmazlık söz konusu ise, mahkemenin bu uyuşmazlığı çözmeye de yetkili olması halinde işletme olup olmadığı ile varsa kapsamına ilişkin uyuşmazlığın, mülga 2822 sayılı Kanun’un uygulandığı olaylarda söz konusu Kanunun 3. maddesinin 3. fıkrası hükmüne göre, 6356 sayılı Kanun’un uygulandığı olaylarda ise anılan Kanunun 34. maddesinin 4. fıkrası hükmüne göre ön mesele olarak çözüme kavuşturulması gereklidir. Yetki uyuşmazlığını inceleyen mahkemenin işletme olup olmadığı ile varsa kapsamına ilişkin uyuşmazlığı çözmeye yetkili olmaması halinde ise yine aynı hükümlere göre bu problemin çözümü bekletici mesele yapılmalıdır.
Somut olaya dönüldüğünde, davacı şirketin başvuru tarihi olan 31.12.2012 tarihinde ... ve ... adreslerinde 47 işçi sayısının bulunduğu, bunlardan 24 kişinin ...-... Sendikasının üyesi olduğunun tespit edilerek işletmede adı geçen sendikanın kanunun aradığı gerekli çoğunluğu sağladığının belirlendiği görülmektedir.
Yine davacı tarafından işletme kapsamında yer alan ...’daki fabrika işyeri, merkez işyeri, ..., ... ve ...’deki irtibat büroları ile birlikte 4 nolu işkolunda yer alan bir işletmenin mevcudiyeti iddia edilmektedir. Bilirkişice sadece bakanlık tarafından verilen cevaba göre ... işyeri dışındaki diğer dört işyerinin farklı işkolunda yer alması sebebiyle işletme kapsamında yer almadıkları görüş olarak ifade edilmiştir.
Yetki tespitine itirazla ilgili karar verilmeden önce davacının işletme iddiasının değerlendirilmesi gerekmektedir. Toplu ... hukukunda bir toplu ... sözleşmesi ünitesi olan işletmeden söz edebilmek için kural olarak aynı işverene ait, aynı işkolunda yer alan işyerlerinin bulunması gereklidir. İşverenin işletme kapsamındaki işyerleri için ancak tek bir toplu ... sözleşmesi yapılabilir. Bu toplu ... sözleşmesi ise işletme toplu ... sözleşmesidir. Bu kural yukarıda da kısaca bahsedildiği üzere kamu düzenine ilişkin olup, resen gözetilmelidir. Mahkemece, davalı bakanlık tarafından verilen cevap yeterli kabul edilerek işletmenin kapsamı belirlenmiş olup, bu konuda yeterli araştırma ve inceleme ise yapılmamıştır. Mahkemece yapılacak ... davacının işletmeye ilişkin itirazı dikkate alınarak işletme niteliğinde olan bir toplu ... sözleşmesi ünitesinin varlığı ile varsa kapsamının netleştirilmesi gerekmektedir. Bu amaçla davacının iddia ettiği yerlerde yapılan ... ya da işler belirlenmeli, birbirleriyle ilgilileri ortaya konulmalı ve işletme niteliği ile kapsamı konusunda değerlendirme yapılarak sonuca gidilmelidir.
Eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 15.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.