MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai ücreti ile ... güvencesi tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, ... sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, fazla mesai ücreti ve ... güvencesi tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, ... sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, ücret, fazla mesai ücreti ve ... güvencesi tazminatı alacakları yönünden davanın reddine, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen ve 14.06.2007 tarihli ıslah dilekçesinde talep edilen ihbar tazminatı alacağı miktarının 4.029,98 TL olmasına rağmen, maddi hata sonucu hüküm altına alınan ihbar tazminatı alacağı miktarının 4.929,98 TL olması, mahallinde düzeltilebilir nitelikte yazım hatası olarak görülmüştür.
3-Taraflar arasında kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ihbar tazminatına uygulanması gereken faiz konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı ... Kanunu'nun 17. maddesine göre ödenmesi gereken ihbar tazminatında faize hak kazanabilmek için kural olarak işverenin temerrüde düşürülmesi gerekir. Bununla birlikte bireysel ya da toplu ... sözleşmesiyle, ... sözleşmesinin feshi halinde ihbar tazminatının ödeme zamanıyla ilgili olarak açık bir hükme yer verilmişse, belirlenen ödeme tarihi faiz başlangıcı olarak esas alınır.
Somut olayda, davacı vekili 10.03.2005 tarihli dava dilekçesi ile 500,00 TL ihbar tazminatı talep etmiş, 14.06.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 4.029,98 TL olarak artırmıştır. Dosya içeriğinde, davalının, dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir delil de bulunmamaktadır. Şu halde, yukarıdaki açıklamalar ışığında, hükmolunan ihbar tazminatına, dava ve ıslah edilen miktarlara göre, dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasının birinci bendinde, ihbar tazminatına fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi, ancak hüküm fıkrasının üçüncü bendinde dava tarihinden faiz yürütülmesine karar verilerek çelişkiye neden olunması da bozma sebebi ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “... akdinin fesih tarihi olan 21/07/2003 tarihinden itibaren işleyecek” sözcüklerinin çıkarılmasına, üçüncü bendinde yer alan “ihbar tazminatı için ise faizin başlangıç tarihi 10/03/2005 tarihi olarak belirlenmesine” sözcüklerinin çıkarılarak bunun yerine “ihbar tazminatının 500,00 TL'lik kısmının faiz başlangıcının 10.03.2005 tarihi, bakiyesinin faiz başlangıcının ise 14.06.2007 tarihi olarak belirlenmesine” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.