MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının 30.07.2003-16.12.2011 tarihleri arasında işyeri hekimi olarak davalı şirkette çalıştırıldığını, Kadıköy 30. Noterliği 16.121.2011 tarih ve 08539 yevmiye nolu ihtarname ile devamsızlık gerekçe gösterilerek davacının iş sözleşmesine son verildiğini, davacının devamsızlık yapmadığını, fesihte haklı ve geçerli nedenin olmadığını ileri sürerek, davacının işe iadesi ile boşta geçen dört aylık ücret ve işe alınmaması durumunda işe almama tazminatı ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının işyeri hekimi olarak davalı şirkette çalışırken 16.12.2011 tarihinde iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-g maddesine göre feshedildiğini, davacının 7,9,12,14.Aralık/2011 tarihlerinde işine gelmediğini, davacının 52 şirkete birlikte istihdam şeklinde çalıştığını, diğer şirketler ile iş ilişkisinin devam ettiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı ve geçerli nedenle yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının işyeri hekimi olarak çalıştığı, ibraz edilen iş sözleşmesinden dava dışı 51 şirket ile davalının davacıyı birlikte istihdam ettikleri dosya kapsamından sabittir. Birlikte istihdam şeklinde çalıştırılan davacının her işyerinde haftalık 45 saat çalışabilmesi imkansızdır. Dinlenen tanık beyanlarından davacının 52 işyerinde haftanın belirli günleri dönüşümlü olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Birlikte istihdam davalının da kabulündedir. O halde davacının diğer işyerleri ile hekimlik sözleşmesi devam ettiğine göre davalı işveren davacının haftanın belirli günlerinde çalıştığını kabul etmektedir. Davalı fesih sebebini ispatlayamamıştır. Mahkemece bu yön gözden kaçırılarak davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle 4857 Sayılı kanunun 20/3. maddesi gereğince yerel mahkemece verilen kararın bozularak ortadan kaldırılması ve dairemizce aşağıda yazılı hükmün kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin beş aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 376,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 10.10.2013 tarihinde karar verildi.