MAHKEMESİ : Ankara 7. İş Mahkemesi
TARİHİ : 14/06/2013
NUMARASI : 2011/728-2013/607
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram genel tatili, hafta tatili ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, ihbar ve kıdem tazminatları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ödenmeyen ücret alacakları istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-İhbar tazminatı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
İş sözleşmesi taraflara sürekli olarak borç yükleyen bir özel hukuk sözleşmesi olsa da, taraflardan herhangi birinin iş sözleşmesini bozmak için karşı tarafa yönelttiği irade açıklamasına ilişkiyi sona erdirmesi mümkündür.
Fesih hakkı iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran ve karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir haktır.
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir nedeni olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin 4857 İş Kanunu'nun 24. ve 25. madde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedenine rağmen işçi ya da işverenin 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre içinde fesih yoluna gitmemeleri halinde sonraki fesihlerde karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.
Somut olayda, davalı tarafından ibraz edilen 10.10.2010 tarihli yazılı fesih bildiriminde, işlerin azalması nedeniyle 10.10.2010 tarihinde iş sözleşmenin feshedildiği davacıya bildirilmiştir. Bu halde, iş sözleşmesinin emsal dosyalarda olduğu gibi davacı işçi veya davalı işveren tarafından 4857 sayılı Kanun'un 24/III. veya 25/III. maddeleri uyarınca Libya'daki olaylar sebebiyle zorlayıcı sebeple feshedilmediği, işlerin azalması nedeniyle işveren tarafından feshedildiği yazılı fesih bildiriminden anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının ihbar tazminatı talebinin kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak asıl alacak miktarı 3.666,66 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücret olduğu, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceği düzenlenmiştir
Somut olayda, mahkemece kabul ve ret edilen alacak miktarları dikkate alınmaksızın davalı yararına eksik, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/2. maddesi hükmüne göre, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Bu durumda, mahkemece, kabul ve ret edilen alacak miktarları gözönünde tutulmaksızın, yargılama giderlerinin taraflara eşit olarak paylaştırılması da isabetsizdir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy