(6100 S. K. m. 307)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil, sosyal güvenlik pirimi, asgari geçim indirimi, hafta tatili, ücret, ücret kesintisi, ikramiye ve sefer prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin feragat sebebiyle reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı bir kısım işçilik alacakların tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davanın açıldığı gün olan 21.6.2013 tarihinde davacı asil kayıtsız ve şartsız olarak açtığı davadan feragat etmiş, aynı gün mahkemece davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili süresinde sunduğu temyiz dilekçesiyle davadan feragatin davalı şirketçe dava dilekçesinde talep edilen tüm hak ve alacaklarının davacıya ödeneceğinin belirtilmesi üzerine gerçekleştiğini, davacının bilgisizliği neticesinde iyiniyetin suistimal edildiğini, davacı asilin netice ve etkilerini bilmeden davadan feragat ettiğini belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının bozulmasının istemiştir.
Feragat, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. vd. maddeleri uyarınca davayı sonuçlandıran usulü bir işlem olup, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu belirtilmiştir. Davadan feragat davacının açmış olduğu davadaki sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her aşamada yapılabilir. Feragat kayıtsız şartsız olmalıdır. Şartta bağlı feragat geçerli değildir. Feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve davacı feragatten dönemez. Bu karara karşı sadece usul hukuku kurullarına aykırılık sebebiyle kanun yoluna başvurulabilir. İrade bozukluğu hallerinde feragatin iptali istenebilir. Feragatin hata, hile, ikrah sebebiyle geçersiz olduğu aynı davada veya feragatin feshi için açılacak ayrı bir davada ileri sürülebilir. Feragat sebebiyle davanın reddedilmesi halinde aynı hakka dair yeniden dava açılamaz. Açılan davanın kesin hüküm sebebiyle reddedilmesi gerekir. Dava konusu haktan vazgeçildikten sonra dava derdest iken yeniden aynı konuda dava açılması da mümkün değildir. Davacının davasından feragat etmesinin sonucu bu sebeple önemli olduğundan, davacının beyanından, gerçek amacının açılan davadan feragat etmek olduğunun açıkça anlaşılması gerekir.
Davacı vekili, davacı asilin feragatinin irade bozukluğundan kaynaklandığını iddia etmekte olup, hükümden sonra iddia edilen bu hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması için tarafların göstereceği deliller toplanarak, dosya içeriğiyle yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, nisbi temyiz harcının istenmesi halinde temyiz eden tarafa iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy