MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, denge tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, yargı yolu caiz olmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkiline 5473 sayılı yasa ve mevzuata aykırı olarak denge tazminatı ve ek ödemelerin yapılmadığını belirterek, denge tazminatının DPB.'e bildirildiği 04.06.2010 tarihinden itibaren müvekkilinin maaşına yansıtılmasını ve ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının başka bir kuruma geçtiği, bu kurumda yapmış olduğu çalışmalar sebebiyle hak edişte bulunacağı, bu nedenle önceki çalışmış olduğu kurumda halen çalışanların faydalanacağı ek ödemelerden faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25.03.2013 tarih, 2013/1453 Esas, 2013/4344 karar sayılı ilamı ile dava konusu uyuşmazlık idari yargıda çözümlenmesi gerektiğinden, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğu belirtilerek yargı yolu caiz olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, mahkemece yargı yolu caiz olmaması sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir.
Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlığı altındaki 331. maddesinin 2. fıkrasındaki "görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder" hükmü uyarınca yargı yolu ile görevsizlik kararı sonucu verilen red kararları henüz davayı esastan sonuçlandırmadığından davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine de o mahkemece hükmolunmalıdır.
Mahkemece bu husus gözardı edilerek görevsizlik kararı sonucu verilen red kararında davacı aleyhine yargılama gideri yükletilmesi doğru değildir. Ancak, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın hüküm kısmındaki '1)Yargı yolu caiz olmadığından dava dilekçesinin REDDİNE, ' ifadesinden sonra gelen ve yargılama giderlerinin yer aldığı 2., 3.,4., ve 5. fıkraların hükümden çıkarılmasına, yerine; "2)- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331/2. maddesi gereği yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya görevli mahkemede devam edilmemesi durumunda, mahkemece talep üzerine dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy