MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin, ulusal ... genel tatil ile fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 01.11.1994-08.04.2011 tarihleri arasında formen/ustabaşı/acil servis sorumlusu/ personel şoförü olarak en son net 1.800 TL. ücretle 3 kez toplam 45 izin kullanmak suretiyle ulusal ... ve genel tatiller dahil Mart-Eylül döneminde 6 gün 08.30-18:30 Ekim-Mart döneminde 08:30-18:00 şeklinde davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesini ücretlerinin düzensiz ödenmesi ve ödenmemesi, kayıtlara tam olarak yansıtılmaması nedeniyle haklı olarak feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti ulusal ... genel tatil ücreti ile fazla çalışma ücreti alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; çalışma süresi, şekli ve günlerine ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığı gibi hayatın olağan akışıyla da bağdaşmadığını, oto tamir ve bakımı ile işyeri açmak için bahane aradığı bilinen davacının devamsızlık yaptığının tutanaklarla tespit edildiğini, ihtarname keşidesine karşın sonuç alınamaması üzerine akdin feshi yoluna gidildiğini, şirkete ve müşterilerine ait mahrem bilgileri beraberinde götürdüğünü, ücretin kayıtlarda görülenden ibaret olduğunu, davacıya bütün hak ve alacaklarının tam olarak ödendiğini, taleplerin zaman aşımına uğradığını, dini bayramlarda işyerinde çalışılmadığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını, resmi tatil ücretleri ile fazla çalışmaların bordrolara yansıtıldığını, davacının ücretinin de zamanında ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesini feshetmekte haklı olduğu, diğer taleplerine ilişkin alacakları da bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
Somut olayda bilirkişice davacının 280 gün izne hakkı olduğu ve davacının kabulünde olan 45 günün düşümü halinde 235 gün izin ücreti alacağı olduğu ifade edilerek bu izin süresi üzerinden hesaplama yapılmıştır. Ancak davacı imzalı ücret hesap pusulalarına bakıldığında davacının 2006 yılında 20 gün, 2007 yılında 20 gün, 2008 yılında 20 gün, 2009 yılında 20 gün, 2010 yılında 21 gün, ve nihayet 2011 yılında 26 gün olmak üzere toplam 127 gün yıllık izin ücreti ödendiği görülmektedir. Hükme esasa alınan bilirkişi raporundaki hesaplamada bunların dikkate alınmayarak fazladan yıllık izin ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.