MAHKEMESİ:... Mahkemesi
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, ... sözleşmesinin geçerli sebebe dayanılmaksızın feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı ... Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ... güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir nedenle sona ermesi halinde ... güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermişse işçi ... güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir.
İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması nedeniyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatın sağlanması(makul yarar) gerekir. Aksi halde ... sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.
Dosya içeriğinden, davacının 08.10.2002-31.03.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde şoför olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece, davacıya hak etmiş olduğu alacaklarının ödenmesi sebebiyle, ... sözleşmesinin haksız olarak davalı tarafından feshedildiği gerekçesiyle davanın ./..
kabulüne karar verilmiş ise de, karar, dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacı, 28.03.2012 tarihli dilekçesi ile primden faydalanacak şekilde ve kıdem tazminatını da alarak işten ayrılmak istediğini işverene bildirmiş, 02.04.2012 tarihli ibraname ile de işyerinden kendi isteğiyle ayrıldığını, kıdem, prim ve diğer alacaklarının ödendiği belirtmek suretiyle davalı işvereni ibra etmiştir.
Davacının içeriğini ve imzasını inkar etmediği, işten ayrılma isteğini içeren dilekçesinin geçerliliğine engel bir hukuki durum söz konusu değildir. Bu durumda, davacının ... sözleşmesinin tazminatlarının ödenerek feshini istediğine dair dilekçesi bozma sözleşmesi teklifi olarak değerlendirilmesi gerekir. Davalı işverence de bu icaba karşı davacıya tazminatları ödenmek suretiyle olumlu cevap verildiğine göre, taraflar arasında işçiden gelen bozma sözleşmesi isteğinin varlığı sebebiyle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 160,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 19.11.2013 tarihinde karar verildi.