MAHKEMESİ:... Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Davacı ile davalı arasındaki dava hakkında ... 7. ... Mahkemesince verilen 31.08.2010 tarih, 2010/634 esas, 2012/296 karar sayılı kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizce 22.02.2013 tarih, 2012/14265 esas, 2013/3577 karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davalı vekili onama kararının maddi hataya dayandığını ileri sürerek, maddi hatanın düzeltilmesi ve hükmün bozulmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Maddi hatanın giderilmesi isteğini içeren dilekçe ve ekleri incelendi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 gün ve 1987/2-520 esas, 1988/89 sayılı kararında belirtildiği üzere Yargıtay'ca temyiz incelemesinin yapıldığı sırada dosyada bulunan bir belgenin gözden kaçırılması, maddi hata nedeni olarak açıklanmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957/13 esas, 1959/5 karar, ve 09.05.1960 gün ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.
Dairemizce daha önceki temyiz incelemesi sırasında, Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.11.2012 tarihli ve 2012/189 esas 2012/234 karar, 24.12.2012 tarihli ve 2012/223 esas 2012/282 karar sayılı kararları ile vakıf üniversitelerinde öğretim üyesi (sırasıyla Prof. Dr., .... Doç.) olarak çalışan davacıların ... sözleşmesinin feshi sebebiyle işlemin iptali istemi ile idari yargıda açılan davalarda, idare mahkemelerinin, görevli mahkemenin adli mahkemeler olduğu yönündeki itirazları reddederek, görevli olduklarını kabul etmesi sebebiyle, davalı idare vekillerinin görev uyuşmazlığı çıkartılmasını talep etmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ve Danıştay Başsavcılığının hukuki mütalaaları alındıktan sonra "Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; davalı Üniversitenin, sürekli ve düzenli nitelikteki kamu hizmetinde çalıştırdığı davacının statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdare Hukuku kapsamında bir kamu personeli olduğu açıktır. Bu açıdan davacının, ... sözleşmesinin feshine ilişkin işleminin de 2577 sayılı Kanun'un 2'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendinde tanımı yapılan iptal davasına konu edilebilecek nitelikte bir idari işlem niteliği taşıdığı bu işlemin hukuka uygunluğunun denetiminin de Anayasayla bu denetim için oluşturulan İdari Yargı'nın görev alanında bulunduğu sonucuna ./..
varılmıştır." şeklinde karar verdiği, bu kararın Dairemizcede benimsendiği hususunun gözden kaçtığı anlaşıldığından, Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararın maddi hataya dayanması nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, ... Üniversitesinde 07.10.2006-31.08.2008 tarihleri arasında araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, talebini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili davacının belirli süreli hizmet sözleşmesi ile çalıştığını, ... sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiğini, kıdem tazminatı hakkının doğmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı üniversitede ilk defa 07.10.2006-31.08.2007 tarihleri arasında belirli süreli ... sözleşmesi ile çalışmaya başladığı, sözleşme süresinin bitiminde sözleşmeye göre, sözleşmenin 1 yıl süre ile 31.08.2008 tarihine kadar uzadığı, bu tarihte davalı tarafça yenilenmemek suretiyle sona erdiği, bu hususun davacının davalı üniversiteye karşı açtığı işe iadeye ilişkin ... 10. ... Mahkemesinin 2008/917 esas sayılı kararı ile saptandığı, belirli süreli ... sözleşmesinin süresinin bitiminde kendiliğinden sona ermesi halinde kıdem tazminatı talep hakkı doğmayacağı konusunda Yargıtay kararları bulunmakla birlikte son zamanlarda Yargıtayca 625/5580 sayılı özel öğretim kurumlarında ve 2547 sayılı kanuna tabi üniversitelerde çalışanlar yönünden sözleşme süresinin bitiminde ... sözleşmesinin yenilenmeyeceğini bildiren tarafın ... sözleşmesini feshettiğinin kabul edildiği, işçi tarafından sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi halinde istifa etmiş sayılacağı, işverence sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi halinde ... sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğinin kabul edildiği, buna göre davacının kıdem tazminatı talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Öncelikle çözümlenmesi gereken husus, uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı mı yoksa idari yargı mı olduğudur.
Hukukumuzda yargı yolu için de, görev tabiri kullanılmaktadır. Görev gibi, yargı yolu da kamu düzenine ilişkindir. Bu sebeple, yargılamanın her aşamasında mahkemenin davada yargı yolunun caiz olup olmadığını kendiliğinden gözetmesi gerekir.
Uyuşmazlık Mahkemesi 05.11.2012 tarihli ve 2012/189 esas 2012/234 karar, 24.12.2012 tarihli ve 2012/223 esas 2012/282 karar sayılı kararları ile vakıf üniversitelerinde öğretim üyesi (sırasıyla Prof. Dr., .... Doç.) olarak çalışan davacıların ... sözleşmesinin feshi sebebiyle işlemin iptali istemi ile idari yargıda açılan davalarda, idare mahkemelerinin, görevli mahkemenin adli mahkemeler olduğu yönündeki itirazları reddederek, görevli olduklarını kabul etmesi sebebiyle, davalı idare vekillerinin görev uyuşmazlığı çıkartılmasını talep etmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ve Danıştay Başsavcılığının hukuki mütalaaları alındıktan sonra; "Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde davalı üniversitenin, sürekli ve düzenli nitelikteki kamu hizmetinde çalıştırdığı davacının statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdare Hukuku kapsamında bir kamu personeli olduğu açıktır. Bu açıdan davacının, ... sözleşmesinin feshine
ilişkin işleminin de 2577 sayılı Kanun'un 2'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendinde tanımı yapılan iptal davasına konu edilebilecek nitelikte bir idari işlem niteliği taşıdığı; bu işlemin hukuka uygunluğunun denetiminin de Anayasayla bu denetim için oluşturulan İdari Yargı'nın görev alanında bulunduğu sonucuna varılmıştır." şeklinde karar vermiştir.
Dava konusu somut olayda, davacı, ... Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmakta olup, Uyuşmazlık Mahkemesinin kararlarında belirtildiği üzere, uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olduğundan hükmün görev-yargı yolu yönünden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, 19.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.