MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA:Davacı, aidat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işveren belediyenin müvekkili sendika adına kestiği aidatları yürürlükteki toplu ... sözleşmeleri ve 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca kesildikleri tarihlerden itibaren bir ay içinde müvekkili sendikaya ödemediğini ve temerrüde düştüğünü, davalıya çekilen ihtarnameye rağmen davalı belediyenin borcunu ödememekte ısrar ettiğini, müvekkili tarafından gönderilen ödeme ihtarlarına, 2821 sayılı Kanun'un ve toplu ... sözleşmelerinin açık hükümlerine rağmen sendika adına kestiği aidatları müvekkili sendikaya ödemeyen davalı ... başkanlığından şimdilik 40.000,00 TL aidat alacaklarının ait oldukları aylardan bir ay sonra başlayacak (2821 sayılı Kanun'un 61. maddesi ve toplu ... sözleşmeleri) en yüksek işletme kredisi faizi oranıyla tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın haksız mesnetsiz her türlü hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı kurumun alacaklarının davadan sonra ödendiğini, davacının belediyeden hiç bir hak ve alacağının bulunmadığını, davacının isteyebileceği faizin kanuni faiz, faiz başlangıç tarihini dava tarihi olduğunu müvekkili belediyenin davacıya hiç bir borcunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davalının 01.01.2010-31.12.2011 yürürlük süreli 17. dönem toplu ... sözleşmesine istinaden davacı sendikaya aidat borcunun bulunduğu, ancak dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından aidat borcunun ödendiği, aidatların zamanında ödenmediği, bu yüzden dava konusu edilen 40.000,00 TL'nin dava tarihinden geriye doğru aylık tahakkuk miktarlarının belirlendiği ve her ay aidatına, kesildiği aydan bir ay sonrasından itibaren bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz uygulandığında davacının davalı belediyeden aidatların geç ödenmesinden dolayı 4.386,99 TL faiz alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının işlemiş faiz alacağı olup olmadığı ile varsa miktarının ne kadar olduğu noktasında toplanmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2821 sayılı Kanun’un 23. maddesinde, “Faaliyeti durdurulmayan sendika ve konfederasyonlara üyelerince ödenecek aidatın miktarı tüzüklerinde belirtilir. İşçi sendikasına işçinin ödeyeceği aylık üyelik aidatı tutarı, bir günlük çıplak ücretini geçemez. İşveren sendikasına işverenin ödeyeceği aylık üyelik aidatı tutarı, işyerinde işçilere ödediği bir günlük çıplak ücretleri toplamını geçemez. Sendika tüzüklerine, üyelik aidatı dışında, üyelerden başka bir aidat alınacağına ilişkin hükümler konamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 61. maddesinde, “İşyerinde uygulanan toplu ... sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasının, toplu ... sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki belgesi alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu ... Sözleşmesi, Grev ve ... Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya vermeye ve kesinti listesini sendikaya göndermeye mecburdur. Bu aidat dışında sendikaya ödenmek üzere bir kesintinin yapılması toplu ... sözleşmesi ile kararlaştırılamaz.
Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenilen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır.” düzenlemesi yer almıştır.
Yine dava tarihinde yürürlükte bulunan 2822 sayılı Toplu ... Sözleşmesi Grev ve ... Kanunu’nun 9. maddesinin 3. fıkrasında ise, “Toplu ... sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye bulunmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye bulunup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu ... sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu ... sözleşmesinin tarafı işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bu hususta işçi sendikasının muvafakatı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu ... sözleşmesinden yararlanma talep tarihinden geçerlidir.”, aynı maddenin 4. fıkrasında da “Dayanışma aidatı miktarı, üyelik aidatının üçte ikisidir.” hükümleri yer almıştır.
Somut olayda, davalı tarafından dava tarihinden sonra aidat borcu ödemesi yapılmıştır. Öncelikle dava tarihinde yürürlükte bulunan 2821 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında yapılması gereken bildirimlerin aylık olarak yapıldığı anlaşıldığından işlemiş faizin hesaplanmasına esas faiz başlangıç tarihi toplu ... sözleşmesine göre belirlenmelidir. Bundan sonra ödeme tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmalıdır. Bu yapılırken Dairemiz içtihatlarına göre 2821 sayılı Kanunu’nun 61. maddesinde belirtilen “en yüksek işletme kredisi faizini” uygulayan tek banka Türkiye Kalkınma Bankası olduğundan bu bankadan faiz hesaplamasına esas alınan dönem için uygulanan işletme kredisi faiz oranları sorularak hesaplama gerçekleştirilmelidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu işlemiş faizin
hesaplanması bakımından denetime elverişli değildir. Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında taleple bağlılık kuralı ile usulü kazanılmış hak ilkeleri dikkate alınarak işlemiş faiz alacağının belirlenmesi gerekirken denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.
Diğer taraftan mahkemece ulaşılan sonuca göre de, dava edilen tutarın dava açıldıktan sonra ödendiğinin kabul edilmesine rağmen dava edilen aidat asıl alacağı bakımından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmesi de isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.