MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, ücret, ilave tediye ve ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalıya ait işyerinde işe başlayıp, halen Kütahya Orman İşletme Müdürlüğünde daimi işçi kadrosunda çalıştığını, 12. 13. ve 14. dönem TİS’ e göre Türk-İş Sendikası üyesi olduğunu, çalıştığı dönem içinde 01.01.1999-31.12.2000 12. Dönem, 01.01.2001-31.12.2002 13. dönem, 01.01.2003-31.12.2004 14. dönem olmak üzere toplu iş sözleşmeleri imzalayıp, 14. dönem TİS'in halen yürürlükte olduğunu, 12, 13, 14. dönem TİS ücret artışlarının tam olarak yansıtılmadığını, 01.01.2005 ve sonrası artışların sözleşmenin devamlılığı ilkesine aykırı olarak hiç yansıtılmadığı gibi, bir kısmının eksik ve geç yansıtıldığını, bu sebeple işçiler arasında ücret farkı oluştuğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; 12, 13, 14. Dönem TİS ve 14. dönem TİS sonrasındaki dönemler için 100'... TL ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacağının ücret ve ikramiye alacakları için TİS'de belirtilen temerrüt tarihinden en yüksek işletme kredi faiziyle, ilave tediye fark alacağının dava tarihinden yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının 17.05.1993 tarihinde mevsimlik işçi olarak işe başladığını, 17.10.2007 tarihinde ise daimi kadroya geçtiğini, TİS hükümleri gereği getirilen tüm zamların davacı ücretine uygulanıp alacağı bulunmadığını, 31.12.2004 tarihinde süresi sona eren 14. Dönem TİS yerine yenisi yetki ihtilafı sebebiyle imzalanmayıp, ne zaman sona ereceği bilinmediğinden, mağduriyetin önlenmesi için 2005 ve 2007 yıllarında yapılan işçi konfederasyonları ile hükümet arasındaki anlaşma protokolünün uygulanabilirliği hakkında Maliye Bakanlığından alınan görüşe göre hareket edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının toplu iş sözleşmelerinden kaynaklı fark alacakları olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hesaplamalarda kıdem terfi priminin dikkate alınıp alınamayacağı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda kıdem terfi primi eklenmek suretiyle hesaplamaya gidildiği görülmektedir. Talep konusu dönemde yürürlükte olan toplu iş sözleşmelerinin tamamında kıdem terfii 33. maddede düzenlenmiştir. Maddenin başlığı “Daimi İşçilerin Kıymetlendirme Fişlerine Dayalı Kıdem Terfii” olup, madde içeriğinden de sözü edilen terfi için daimi işçi olarak çalışılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Toplu iş sözleşmesinin 35. maddesinde sendika üyesi olan işçilerin üyeliğin sendikaya bildirilmesinden itibaren daimi işçiler gibi toplu iş sözleşmesinden yararlanacakları yönünde kurala yer verilmiş ise de sözü edilen hükmün, ücret artışı ile diğer sosyal hakları ilgilendirdiği kabul edilmelidir. Zira toplu iş sözleşmesinin 25. maddesinde daimi işçi ile mevsimlik işçi tanımları yapılmış ve 33. maddede kıdem terfi sadece daimi işçiler için öngörülmüştür. Mevsimlik işçinin üyeliğin bildirildiği andan itibaren toplu iş sözleşmesinin tüm hükümlerinden yararlanabileceği kabul edildiğinde, toplu iş sözleşmesinde öngörülen daimi işçi ile mevsimlik işçi arasındaki ayrımın nedeni ortadan kalkar. Zira 2822 sayılı Kanun gereği üyeliğin işverene bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanılacağından, daimi işçilerle mevsimlik işçilerin toplu iş sözleşmesinin tüm hükümlerinden yararlanması söze konu olur. Toplu iş sözleşmesinde açıkça daimi işçilerle mevsimlik işçilere ait tanıma yer verilmesi ve 33. maddede açıkça daimi işçilere kıdem terfii öngörülmesi sebebiyle düzenlemenin amaçsal yorumu yapıldığında mevsimlik işçilerin kıdem terfi haklarının olmadığı kabul edilmelidir. Toplu iş sözleşmesinin 35. maddesi hükmü, sendika üyesi olan mevsimlik işçilerin, sözleşmede açıkça daimi işçilere sağlanan haklar dışında kalan hükümleri bakımından sonuç doğurur.
Yapılan bu açıklamalara göre davacı işçi yönünden mevsimlik statüde çalışılan dönem için kıdem terfi hesabı yapılmamalıdır. Başka bir anlatımla davacının henüz daimi kadroya alınmadığı, mevsimlik işçi olarak çalışılan dönem için kıdem terfi zammı hesabı ile yevmiye tespiti hatalıdır. Sözü edilen durum ileriye dönük olarak yevmiyeyi etkilediğinden zamanaşımına uğramayan dönem hesabını da ilgilendirmektedir. Bu esaslara göre konunun değerlendirilerek gerekirse yeninden bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekmektedir.
3-Ayrıca hüküm fıkrasında infazda tereddüt oluşturacak şekilde kabul edilen alacakların faiz başlangıçlarının açıkça gösterilmemesi, toplu iş sözleşmesine göre temerrüt tarihlerden söz edilerek faize dair karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.